DOLAR
45,5341
EURO
53,1621
ALTIN
6.761,34
BIST
14.644,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
17°C
Ankara
17°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Açık
20°C
Pazar Yağmurlu
20°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Salı Çok Bulutlu
18°C

Mümtaz Sarcan

1984 yılında bir vapur iskelesinde unuttuğu çantasından çıkan notlarla tanınmış, ancak kendisi o günden beri hiçbir fotoğrafta net olarak görülmemiştir...

Adresi Rüzgârda Saklı Zarflar

A+
A-

Çalışma masamın en alt çekmecesini karıştırırken, köşesi sararmış, hiç açılmamış bir mektup zarfına rastladım. Üzerinde ne bir adres vardı ne de bir isim; sadece rüzgârın sürüklediği bir yaprak gibi öylece duruyordu.

Odadaki sessizlik, o an eski bir saatin tıkırtısından ziyade, toprağın derinliklerinden gelen o kadim uğultuya benzedi; hani fırtına öncesi doğanın büründüğü o ağır ve bekleyiş dolu suskunluğa…

Düşündüm; kaçımız aslında gönderilmemiş mektupların toplamıyız? Kaçımız, içimizdeki o en gerçek cümleyi söyleyemediğimiz için, insanların içinde ama hep o bir tek kişiye hasret yaşıyoruz?

Eskiden kelimeler kâğıda değerdi, kâğıt ise ele. Şimdi her şey havada asılı, her şey parmak uçlarımızdaki o soğuk camlarda, o ruhsuz ışıklarda kaybolup gidiyor.

O zarfı açmadım. Çünkü biliyorum ki, açılmamış bir mektup, içinde dünyanın tüm ihtimallerini, söylenmemiş tüm itirafların kutsallığını taşır. O mektup hâlâ yazılıyor, o selam hâlâ yolda, o el bir yerlerde hâlâ boşlukta bekliyor.

Siz de bugün bir mektup yazın; ister kendinize, ister hiç tanımadığınız, bir vapur iskelesinde yanından geçip gittiğiniz o yabancıya. Ama kelimelerinize ruhunuzun o darmadağınık tozunu katmayı unutmayın.

Çünkü bizler, birbirimizin kalbindeki o ince sızıya dokunabildiğimiz, bir başkasının kederini kendi göğsümüzde ağırlayabildiğimiz kadar hayattayız. Geriye kalan her şey, dalgaların kıyıya vurduğu anlamsız çakıl taşlarından ibaret.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI