DOLAR
46,6562
EURO
53,3096
ALTIN
6.051,40
BIST
14.121,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
29°C
Ankara
29°C
Açık
Salı Açık
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Az Bulutlu
32°C
Cuma Açık
32°C

Kardiyolog Dr. Giovanni Campanile’den Hayati Uyarılar

Kardiyolog Dr. Giovanni Campanile’den Hayati Uyarılar
REKLAM ALANI
30.06.2026
2
A+
A-

Kalp hastalıkları çoğu zaman aniden ortaya çıkmıyor. Uzmanlara göre risk, yıllar boyunca tekrarlanan küçük alışkanlıklarla yavaş yavaş büyüyor. Düzensiz uyku, “sağlıklı” sanılan tuzlu gıdalar, uzun süre oturmak, yağsız ürünler ve hatta güçlü ağız gargaraları bile kalp sağlığını beklenenden fazla etkileyebiliyor. Birçok kişi için kaçınılmaz bir genetik kader olmayan kalp hastalığında asıl risk, günlük hayatın içinde fark edilmeden tekrarlanan bu alışkanlıklardan kaynaklanıyor.

Harley Street’te görev yapan kardiyolog Dr. Giovanni Campanile, uyku düzeni, beslenme, hareket, stres ve sosyal hayatın kalp sağlığını ilaçların tek başına yapamayacağı kadar güçlü biçimde etkileyebildiğini belirtiyor. Dr. Campanile’ye göre orta yaşta yapılan en büyük hatalardan biri her gece farklı saatte yatağa gitmek olarak öne çıkıyor. Düzensiz uyku vücudun biyolojik saatini bozabilirken; yetersiz ve kalitesiz uyku ise kortizolü artırabiliyor, tansiyonu yükseltebiliyor, vücutta iltihaplanmayı tetikleyebiliyor ve insülin hassasiyetini azaltabiliyor. Tüm bu etkenler zaman içinde kalp hastalığı riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Mavi ışığın melatonin salgısını baskılaması ve gece okunan haber ile e-postaların sinir sistemini uyarmaya devam ederek uykuya geçişi zorlaştırması nedeniyle uzman isim, kendi yatak odasında telefon bulundurmadığını ifade ediyor.

Gizli Tuz Kaynakları ve Akdeniz Tipi Beslenme

Birçok kişi cips, paketli atıştırmalık ve hazır yemekleri azaltınca tuz tüketimini kontrol altına aldığını sanıyor ancak tuz yalnızca bu ürünlerde bulunmuyor. Hazır çorbalar, füme somon, ekmek, şarküteri ürünleri, soslar ve bazı “sağlıklı” görünen paketli gıdalar da yüksek miktarda tuz içerebiliyor. Fazla tuz kullanımı ise felç ve kalp hastalıkları için değiştirilebilir en büyük risk faktörlerinden biri olarak kabul edilen yüksek tansiyonun en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Birçok kişi günlük önerilen tuz miktarını sofrada tuzluk kullanmasa bile aşabildiği için yalnızca “tuz eklememek” yeterli olmayabiliyor ve etiket okumak büyük önem taşıyor.

Kardiyolog, kalp sağlığı için sebze, baklagil, balık, tam tahıl, yoğurt, meyve ve zeytinyağı gibi daha doğal gıdalara dayanan Akdeniz tipi beslenmeyi öneriyor. Sızma zeytinyağı, sağlıklı tekli doymamış yağlar ve antioksidanlar içerdiği için bu modelde öne çıksa da burada asıl önemli noktanın beslenme düzeninin bütünü olduğu ve tek bir gıdanın mucize yaratmadığı vurgulanıyor.

Masa Başı Çalışma Tehlikesi ve Yağsız Ürün Yanılgısı

Kardiyologların sık vurguladığı bir başka hata, sabah yapılan egzersizin gün boyu oturmayı telafi edeceğini sanmaktır. Uzun süre kesintisiz oturmak; iyi kolesterolü düşürebiliyor, kan şekeri kontrolünü bozabiliyor ve pıhtılaşma riskini artıran değişikliklere yol açabiliyor. Spor yapmak önemli olsa da gün içinde hareketi tamamen ihmal etmek kalp için risk taşımaya devam ediyor. Bu nedenle uzman isim, masa başında çalışırken her 45 dakikada bir kalkıp iki-üç dakika hareket etmeyi öneriyor. Bu küçük alışkanlık gün içinde dolaşımı canlandırıyor ve uzun süreli hareketsizliğin etkisini azaltmaya yardımcı oluyor. Düzenli yapıldığında sabah yürüyüşü, bisiklet, mobilite egzersizleri veya vücut ağırlığıyla yapılan hareketler kalp için güçlü bir destek sağlıyor.

Diğer yandan, kilo vermek isteyen birçok kişi “yağsız” veya “az yağlı” ürünleri otomatik olarak daha sağlıklı zannediyor. Ancak bazı ürünlerde yağ azaltıldığında lezzeti korumak amacıyla şeker, tatlandırıcı, nişasta veya tuz eklenebiliyor. Kan şekeri ve insülin yanıtını olumsuz etkileyebilen bu durum nedeniyle, uzmanlara göre daha az işlenmiş, doğal ve dengeli ürünler çoğu zaman daha iyi bir seçenek haline geliyor.

Ağız Gargaraları ve Geç Yenilen Akşam Yemekleri

Ağız sağlığı kalp sağlığıyla yakından ilişkili olsa da çok güçlü antibakteriyel ağız gargaraları her zaman masum olmayabiliyor. Bazı ağız bakterileri, damarların gevşemesine yardımcı olan nitrik oksit üretim sürecinde rol oynuyor ve güçlü gargaralar bu yararlı bakterileri de azaltabiliyor. Bu nedenle düzenli ve yoğun ağız gargarası kullanımı konusunda bir diş hekimine danışmak daha doğru bir yaklaşım olarak gösteriliyor.

Yoğun iş temposu nedeniyle akşam yemeğini çok geç yemek de kalbi zorlayan faktörler arasında bulunuyor. Özellikle yatmadan bir saat önce yemek yemek, sindirim sistemini tam dinlenme zamanında çalışmaya zorluyor. Sindirim sırasında sempatik sinir sisteminin aktif hale gelmesi; vücudun uykuya ve onarıma geçmesi gereken saatlerde tansiyon, enerji metabolizması ve dolaşım üzerinde ek yük oluşturabiliyor. Uzman isim, yatmadan yaklaşık üç saat önce yemek yemeyi bırakmanın gece boyunca damarların daha rahat çalışmasına ve kalbin daha verimli dinlenmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Orta yaşta bazı riskler birikmiş olsa bile bu tablo tamamen değişmez değildir. Uyku saatini düzenlemek, tuzu azaltmak, gün içinde daha sık hareket etmek, daha az işlenmiş gıdalara yönelmek ve geç yemek alışkanlığını sınırlamak kalp sağlığı için güçlü adımlar olabilir. Ancak kalp hastalığı riski kişiden kişiye değiştiği için göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma hissi veya yüksek tansiyon gibi belirtiler yaşanması durumunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

REKLAM ALANI