DOLAR
46,3176
EURO
53,9274
ALTIN
6.444,94
BIST
14.465,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
28°C
Ankara
28°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
28°C
Cuma Hafif Yağmurlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Oxfordlu Fizikçiler Schrödinger’in Kedisini Daha da Sıradışı Hale Getirdi

Oxfordlu Fizikçiler Schrödinger’in Kedisini Daha da Sıradışı Hale Getirdi
REKLAM ALANI
17.06.2026
7
A+
A-

Oxford Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını yürüten fizikçiler, kuantum fiziğinin en ünlü düşünce deneylerinden biri olan Schrödinger’in kedisi ile bağdaştırılan tamamen yeni bir kuantum süperpozisyon türü geliştirdi. Araştırmacılar, bileşenleri zaten son derece kuantum yapıda olan, bütünüyle yeni bir tür “Schrödinger’in kedisi” kuantum durumu üretmeyi başardı.

Geleneksel yaklaşımların aksine, yeni ortaya konan bu durumlar halihazırda son derece “klasik dışı” kuantum bileşenlerden inşa edildi. Bilim dünyasında heyecan yaratan bu başarı; kuantum hesaplama teknolojilerini geleneksel ikili sistemlerin ötesine taşımaya, sensör teknolojilerini geliştirmeye ve kuantum fiziğinin temellerine yeni pencereler açmaya yardımcı olabilir.

Kuantum mekaniğinin en şaşırtıcı özelliklerinden biri, nesnelerin aynı anda birden fazla durumda bulunabilmesidir. Bu durum genellikle, gözlemlenene kadar hem canlı hem de ölü sayılan teorik bir kedi olan Schrödinger’in kedisi örneğiyle açıklanır. Schrödinger’in Kedisi, kuantum mekanisindeki “aynı anda birden fazla durumda bulunabilme”, yani süperpozisyon kavramını açıklamak için fizikçi Erwin Schrödinger tarafından ortaya atılmış ünlü bir düşünce deneyidir.

Söz konusu deneyde bir kedi; küçük bir şişe zehir ve radyoaktif bir kaynakla birlikte kapalı bir kutuya bırakılır. Radyoaktif kaynağın bir saat içinde ışıma ihtimali, ışımama ihtimaline eşittir. Eğer içerideki sensör radyoaktiflik algılarsa, küçük şişeyi kıran mekanizma çalışır ve zehir kediyi öldürür. Deneye göre bir saatin sonunda kedinin canlılık ve ölülük halleri eşdeğerdir. Yalnızca kutu açılıp gözlemlendiğinde bu durumlardan biri gerçek olur. Günümüzde bilim insanları, laboratuvar ortamında atomları, ışığı ve hatta hareketi aynı anda birden fazla kuantum durumuna sokarak bu süperpozisyonları rutin olarak üretebiliyorlar.

Schrodingerin-kedisi-01-1024x572 Oxfordlu Fizikçiler Schrödinger’in Kedisini Daha da Sıradışı Hale Getirdi

Geleneksel Qubit’lerin Ötesine Doğru Bir Adım

Süperpozisyonun en yaygın örneği, aynı anda hem 0 hem de 1 değerini alabilen kuantum bitleri, yani qubit’lerdir. Ancak kuantum sistemleri iki durumlu davranıştan çok daha fazlasını yapma kapasitesine sahiptir. Birçok enerji seviyesini işgal edebilen “kuantum harmonik osilatörleri”, ışık, titreşimler ve kapana kısılmış parçacıkların hareketi dahil olmak üzere çok geniş bir fiziksel sistem yelpazesini tanımlar.

Oxford ekibi, kedi durumlarını geleneksel dalga paketlerinden inşa etmek yerine yeni bir teknik geliştirdi. Bu teknik, kuantum belirsizliğinin durumun her bir parçasına farklı şekilde dağıldığı “sıkıştırılmış durum süperpozisyonları” (squeezed-state superpositions) gibi son derece klasik dışı bileşenleri birleştiriyor.

Laboratuvarda Kuantum Heykeltraşlığı

Geliştirilen yenilikçi deney, tek bir kapana kısılmış iyonun hareketine dayanıyordu. Araştırmacılar ilk olarak iyonun iç durumu ile farklı hareket durumlarını birbirine dolaşık (entangled) hale getiren etkileşimler tasarladılar. Ardından, iç durum üzerinde devre arası bir kuantum ölçümü gerçekleştirerek iyonun hareketinin, istenen klasik dışı bileşenlerin süperpozisyonuna çökmesini sağladılar.

Oxford Üniversitesi Fizik Bölümü’nden çalışmanın başyazarı Dr. Sebastian Saner yöntemi, “Bu yaklaşım bize kuantum süperpozisyonunu neredeyse her şekle sokmamızı sağlayan bir araç verdi” diyerek özetledi.

Geleceğin Kuantum Teknolojilerine Etkisi

Geliştirilen bu yeni yöntem, ekibe üretilen kuantum durumları üzerinde yüksek derecede kontrol imkanı tanıdı. Deneysel parametreleri ayarlayarak süperpozisyon içindeki bileşenlerin göreceli boyutunu, yönünü ve ayrışmasını değiştirmeyi başaran araştırmacılar, doğrudan yaptıkları ölçümlerde klasik karışımlarda görülmeyen girişim kalıpları ve “Wigner negatifliği” bölgeleri tespit ettiler. Elde edilen bu kritik bulgular, üretilen durumların gerçek kuantum süperpozisyonları olduğunu doğrudan doğruladı.

Çalışmanın süpervizörü Dr. Raghavendra Srinivas, hem pratik uygulamalar hem de bu durumları temel düzeyde anlamak için henüz yolun çok başında olduklarını belirtti. Yapılan bu araştırma, gelecekte sadece basit kuantum bitlerine değil, kuantum osilatörlerine dayanan kuantum teknolojilerine işaret ediyor. Bu tür özel durumlar hatalara karşı çok daha dirençli olabilir ve kuantum dünyasında daha etkili hata düzeltme stratejilerini destekleyebilir.

REKLAM ALANI