Türkiye’deki eğitim kurumlarında son dönemde tırmanışa geçen şiddet olayları, okulların sadece birer öğrenim yuvası değil, aynı zamanda karmaşık sosyal risklerin barındığı alanlar haline geldiğini gösteriyor. Eğitim Reformu Girişimi (ERG) tarafından hazırlanan “Bağları Sıkılaştırmak: Adil, Güvenli ve Barışçıl Okullar İçin Öneriler” başlıklı kapsamlı rapor, okul iklimindeki bozulmayı ve çocukların maruz kaldığı güvenlik risklerini çarpıcı verilerle gözler önüne seriyor. Çalışma, okul şiddetini bireysel sapmalardan ziyade sosyal ve yapısal sorunların bir yansıması olarak tanımlıyor.
Çeteleşme ve Artan Suç Oranları
Raporda yer alan en dikkat çekici bulgulardan biri, 15 yaşındaki her dört çocuktan birinin okul ortamında çeteleşmeye tanık olduğunu ve ateşli silah ya da bıçak taşıyan öğrenciler gördüğünü beyan etmesi oldu. Bu durumun somut yansımaları adli istatistiklerde de kendisini gösteriyor. Son dokuz yıllık süreçte çocukların karıştığı cinayet vakalarında yüzde 131 oranında korkutucu bir artış yaşanırken, uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı suçlarda yüzde 119’luk bir yükseliş kaydedildi. Suça sürüklenen çocukların yanı sıra mağdur çocuk sayısındaki artış da tablonun vahametini artırıyor; 2020’den 2024’e kadar mağdur çocuk sayısı yüzde 156 artarak yaklaşık 280 bin seviyesine ulaştı.
Dijital Dünyanın Okul İklimine Etkisi
Pandemi sonrası dönemde çocukların dijital dünyayla kurduğu bağın derinleşmesi, şiddetin yeni bir boyuta evrilmesine neden oldu. 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 91.3’ünün internet kullanması ve sosyal medyada aktif olması, okul ile siber alan arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor. Rapora göre, okulda başlayan çatışmalar dijital platformlara taşınıyor, sosyal medyadaki gerilimler ise yeniden sınıf ortamına dönüyor. Özellikle şiddet içerikli paylaşımların bir statü aracı haline gelmesi, genç bireyler arasında yeni riskler doğuruyor. Araştırma, bu süreçte özellikle erkek çocuklarının hem fiziksel zorbalığa daha fazla maruz kaldığını hem de şiddet olaylarında daha aktif rol aldığını vurguluyor.
Güvenlik ve Rehberlik İçin Çözüm Arayışları
Eğitim kurumlarında güvenliği sağlamak adına Mart 2026 itibarıyla 1136 okula sabit polis görevlendirilirken, binlerce okulun giriş çıkış saatlerinde ekip araçlarıyla denetlendiği bildiriliyor. Ancak ERG raporu, “güvenli okul” ile “denetim altındaki okul” arasındaki hassas dengenin korunması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Çözüm odaklı öneriler arasında okul düzeyinde çok paydaşlı şiddet önleme komisyonlarının kurulması, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı kadrolarının genişletilmesi ilk sıralarda yer alıyor. Ayrıca, öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı yemek sunulması, sanat ve spor alanlarının iyileştirilmesi ve sosyal-duygusal öğrenmeye daha fazla bütçe ayrılması gibi bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği ifade ediliyor.