<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>yapay zeka &#8211; Ankara Yazıyor</title>
	<atom:link href="https://ankarayaziyor.com/tag/yapay-zeka/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankarayaziyor.com</link>
	<description>Fikri Hür, Vicdanı Hür!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Jun 2026 07:38:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2025/07/Adsiz-tasarim-2-150x150.png</url>
	<title>yapay zeka &#8211; Ankara Yazıyor</title>
	<link>https://ankarayaziyor.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uzmanlar Yapay Zekadaki Teşhis Hatalarına Karşı Uyarıyor</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/saglik/uzmanlar-yapay-zekadaki-teshis-hatalarina-karsi-uyariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 07:38:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dijital sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[eset]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[siber güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=3192</guid>

					<description><![CDATA[Üretken yapay zeka araçlarının sağlık alanındaki kullanımı her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Teknoloji devlerinin, kullanıcıların tıbbi kayıtlarını yorumlamalarına destek olan sağlık odaklı yapay zeka hizmetlerini devreye alması, dijital sağlık takibini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Ancak bu konforlu görünen süreç, arka planda oldukça ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Siber güvenlik kuruluşu ESET, tıbbi tavsiye almak amacıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Üretken yapay zeka araçlarının sağlık alanındaki kullanımı her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Teknoloji devlerinin, kullanıcıların tıbbi kayıtlarını yorumlamalarına destek olan sağlık odaklı yapay zeka hizmetlerini devreye alması, dijital sağlık takibini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Ancak bu konforlu görünen süreç, arka planda oldukça ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Siber güvenlik kuruluşu ESET, tıbbi tavsiye almak amacıyla yapay zeka araçlarını kullanmanın getirdiği güvenlik ve gizlilik risklerine karşı kullanıcıları hayati bir dille uyarıyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlık teknolojisi alanında yapay zeka sohbet robotlarının kötüye kullanımı, günümüzün en büyük tehlikelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu araçlar, karşılarındaki hastaları son derece kendinden emin bir üslupla rahatlatsa da, bir doktorun yerini almaları hem tıbbi açıdan hem de veri güvenliği boyutunda büyük tehditler barındırıyor. Oxford Üniversitesi tarafından yapılan güncel bir araştırma da büyük dil modellerinin tıp alanındaki bu yetersizliklerini ve risklerini açıkça ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tıbbi Kararlarda Yapay Zekanın Yarattığı Tehlikeler<br></strong>Yapay zeka modelleri, yöneltilen sorular çok az değişse bile tamamen farklı cevaplar üretebiliyor. Modeller iyi ve kötü tavsiyeleri bir arada sunarken, son kullanıcıların bu iki hassas ayrımı yapması oldukça zorlaşıyor. Yanlış tavsiyeler ve yapay zekanın ürettiği halüsinasyonlar, teşhis hatalarını da beraberinde getiriyor. Yapay zekanın sunduğu kendinden emin yanıtlar, kullanıcıların acil tıbbi müdahale gerektiren semptomları göz ardı etmesine veya tamamen yanlış bir kendi kendine teşhis koymasına yol açabiliyor. Uzmanlar, sağlık verilerinin geri dönüştürülemez olduğunu hatırlatarak, bu robotlar üzerinden yapılan teşhislerin büyük tehlikeler doğurabileceğini vurguluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sağlık Verilerinde Kalıcı Gizlilik Riski ve Siber Tehditler<br></strong>Tıbbi veriler, dondurulabilen veya kolayca değiştirilebilen kredi kartı bilgileri gibi dinamik yapıda değildir; bireylere ömür boyu aittir ve yapay zeka ile paylaşıldığı an kalıcı bir dijital kayıt haline gelir. Kamuoyuna açık sohbet robotlarına girilen hassas veriler, modeli eğitmek için kullanılabiliyor ve sistemler bu verileri kasıtsız olarak diğer kullanıcılara ifşa edebiliyor. Sağlık odaklı robotlar verileri eğitim için kullanmayacaklarını taahhüt etseler bile, bilgileri reklam verenlerle veya veri toplayıcı üçüncü taraflarla paylaşabiliyor. Üstelik bu süreçteki anonimleştirme işlemleri de riskleri tamamen ortadan kaldırmaya yetmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu verilerin dijital dünyada kalması, siber dolandırıcılık ve şantaj vakalarına da zemin hazırlıyor. Sağlık verileri, hackerlar için oldukça yüksek bir maddi değere sahiptir. Siber korsanlar tarafından ele geçirilen bu hassas bilgiler; sahte sigorta talepleri oluşturmak, başkası adına tıbbi hizmet almak veya doğrudan şantaj yapmak amacıyla kötüye kullanılabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Güvenli Kullanım İçin Alınması Gereken Önlemler<br></strong>Yapay zeka araçlarını tıbbi amaçlarla kullanırken kişisel güvenliği ve gizliliği korumak adına belirli önlemlerin alınması şart koşuluyor. Verilerin nasıl işlendiğinden tamamen emin olunmadığı sürece laboratuvar sonuçları, tıbbi belgeler veya reçeteler sisteme kesinlikle yüklenmemelidir. Sohbet ekranına isim, adres, sigorta bilgileri veya hasta numaraları gibi tanımlayıcı hiçbir veri yazılmamalı, kimlik bilgileri mutlaka gizli tutulmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kullanıcıların yapay zeka platformlarındaki eğitim ve sohbet geçmişi özelliklerini ayarlardan devre dışı bırakması da güvenliği artıran adımlar arasında yer alıyor. Sağlık soruları için genel amaçlı robotlar yerine, sadece bu alana özel geliştirilmiş ve gizlilik sözleşmesi olan güvenilir araçlar tercih edilmelidir. Yapılan her girdi kontrol edilmeli, sisteme yazılan her verinin saklanabileceği veya ileride ifşa olabileceği varsayılarak hareket edilmeli ve sadece minimum düzeyde bilgi paylaşımı yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekanın, doktora sorulacak soruları yapılandırmak veya karmaşık tıbbi terimleri anlamak için kullanılabileceği unutulmamalıdır. Ancak yapay zekayı tıbbi bakıma hazırlık için kullanmakla, doğrudan tıbbi bakımın yerine koymak arasında çok büyük bir fark vardır. Bu araçların ürettiği çıktılar hiçbir zaman kesin doğru olarak kabul edilmemeli ve mutlak bir teşhis için her zaman uzman bir tıp doktoruna danışılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka ile Üretilen Şarkılar Krize Neden Oldu!</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/teknoloji/yapay-zeka-ile-uretilen-sarkilar-krize-neden-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim - Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[cover]]></category>
		<category><![CDATA[deezer]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı üretmek]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka ile şarkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=2685</guid>

					<description><![CDATA[Deezer platformuna her gün yüklenen şarkıların yüzde 44'ü yapay zeka üretimi. Şirket bu içeriklere karşı yeni önlemler alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Deezer platformuna her gün yüklenen şarkıların yüzde 44&#8217;ü yapay zeka üretimi. Şirket bu içeriklere karşı yeni önlemler alıyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzik akış platformu Deezer, dijital müzik dünyasındaki büyük değişimi gözler önüne seren yeni veriler paylaştı. Platforma her gün yüklenen şarkıların neredeyse yarısının artık yapay zeka araçları tarafından üretildiği açıklandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günlük yaklaşık 75,000 yapay zeka kaynaklı şarkı yüklemesi alan servis, bu durumun sektör için yeni bir standart gerektirdiğini savunuyor. Şirket, bu içeriklerin toplam yüklemeler içindeki payının yüzde 44 seviyesine ulaştığını belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Deezer Yapay Zeka İçeriklerine Karşı Önlem Alıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ocak 2025 tarihinde günlük 10,000 olan yapay zeka üretimi şarkı sayısı, kısa sürede 75,000 seviyesine kadar çıktı. Deezer CEO’su Alexis Lanternier, bu durumun artık marjinal bir fenomen olmaktan çıktığını ve tüm ekosistemin harekete geçmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Platform, yapay zeka ile üretilen bu parçaları öneri algoritmalarından tamamen temizliyor. Ayrıca bu şarkıların yüksek çözünürlüklü versiyonlarını saklamayı bırakırken, içeriklerin para kazanma özelliğini de devre dışı bırakıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suno ve Udio gibi popüler araçlarla hazırlanan bu şarkılar, büyük yükleme hacmine rağmen dinleyiciler tarafında aynı ilgiyi görmüyor. Deezer verilerine göre, bu içeriklerin toplam dinlenme oranındaki payı sadece yüzde 1 ile 3 arasında seyrediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirket, yapay zeka tarafından üretilen parçaları etiketleyen tek müzik platformu olduğunu iddia ediyor. Bu süreçte kendi geliştirdiği tespit aracını diğer şirketlerin kullanımına da lisanslamaya başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sektördeki Diğer Platformların Yaklaşımı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzik dünyasının diğer devleri de artan yapay zeka üretimi karşısında farklı stratejiler izlemeyi tercih ediyor. Apple Music sanatçılardan bu tür içerikleri etiketlemelerini isterken, Spotify yeni kısıtlayıcı politikalar duyurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bandcamp platformu yapay zeka müziklerini tamamen yasaklama yoluna gitti. Qobuz ise Deezer gibi otomatik tespit ve etiketleme sistemlerini kullanmaya odaklanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deezer’ın tespit aracı şu an için Udio ve Suno gibi araçlarla yapılan üretimleri kolayca ayırt edebiliyor. Şirket, gelecekte herhangi bir veri setine ihtiyaç duymadan tespit yapabilen bir teknoloji üzerinde çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sizce müzik platformlarının yapay zeka üretimi şarkılara karşı aldığı bu sert önlemler sanatçı haklarını korumak için yeterli mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> shiftdelete.net</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veri merkezleri su havzalarını zorluyor</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/teknoloji/veri-merkezleri-su-havzalarini-zorluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:19:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim - Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[su kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[veri merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=2523</guid>

					<description><![CDATA[Dünya genelinde gün geçtikçe hız kazanan yapay zeka yarışı, Güneydoğu Asya&#8217;yı küresel bir veri merkezi üssüne dönüştürürken, tesislerin soğutma ihtiyacı bölgedeki su kaynaklarını tüketme riskini beraberinde getiriyor. Yapay zeka sistemlerinin yarattığı dijital devrim, aynı zamanda büyük oranda doğal kaynak tüketimine yol açıyor. Veri işleme süreçleri artık sadece enerji değil, geleneksel bulut bilişim sistemlerine kıyasla daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dünya genelinde gün geçtikçe hız kazanan yapay zeka yarışı, Güneydoğu Asya&#8217;yı küresel bir veri merkezi üssüne dönüştürürken, tesislerin soğutma ihtiyacı bölgedeki su kaynaklarını tüketme riskini beraberinde getiriyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zeka sistemlerinin yarattığı dijital devrim, aynı zamanda büyük oranda doğal kaynak tüketimine yol açıyor. Veri işleme süreçleri artık sadece enerji değil, geleneksel bulut bilişim sistemlerine kıyasla daha yoğun soğutma ve dolayısıyla daha fazla su kullanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Küresel teknoloji devlerinin veri merkezi üsleri kurmak için rotayı Güneydoğu Asya&#8217;ya çevirmesi, bölgedeki &#8220;dijital susuzluğu&#8221; kritik boyutlara taşıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paylaşılan güncel verilere göre, bölgedeki kurulu veri merkezi kapasitesi 2021&#8217;de 10 megavat seviyesindeyken, 2024 itibarıyla 1,3 gigavata yükseldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılan analizler, 2035&#8217;e kadar veri merkezlerinin enerji ihtiyacının neredeyse 6 gigavata ulaşabileceğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmalar, 2027&#8217;de yapay zeka kaynaklı küresel su talebinin 6,4 trilyon litreye ulaşabileceği uyarısında bulunarak, su verimliliği sağlanamadığı takdirde dijital dönüşümün yerel kaynakları kurutabileceğine dikkati çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Singapur&#8217;un kısıtlamaları, yatırımları komşu ülkelere kaydırdı<br></strong>Kaynaklar üzerindeki baskının artmasının ardından yerel yönetimler strateji değişikliğine gitti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güneydoğu Asya ülkesi Singapur, sınırlı kaynakları korumak amacıyla veri merkezi projelerine yönelik düzenlemeleri sıkılaştırdı ve bu durum, bölgesel yatırım haritasını değiştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Teknoloji devlerinin yatırımlarını Malezya ve Endonezya&#8217;ya kaydırmasıyla bu ülkeler de benzer bir sürdürülebilirlik kriziyle karşı karşıya kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malezya&#8217;nın Johor bölgesi, kısa sürede dünyanın en hızlı büyüyen veri merkezi pazarı haline gelerek milyarlarca dolarlık yatırım çekti. Ancak bu tesislerin günlük su tüketimi, bazı bölgelerde binlerce hanenin toplam ihtiyacını aşmaya başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eyalet yönetimi, altyapı yetersizliği ve su güvenliği gerekçesiyle 2025&#8217;teki yeni veri merkezi başvurularının yüzde 30&#8217;unu reddetti. Yeni projeler için içme suyu yerine geri dönüştürülmüş su kullanımı ve sıvı soğutma teknolojileri zorunlu hale getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölgede ekonomik getiriler ile çevresel maliyetler arasındaki dengenin bozulması, Şubat 2026 itibarıyla yerel halkın katılımıyla düzenlenen protestolara da zemin hazırladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sıcak iklimlerde risk daha büyük<br></strong>ABD&#8217;deki California Üniversitesi&#8217;nden Dr. Shaolei Ren, yaptığı açıklamada, soğutma talebinin büyük ölçüde yerel hava koşullarına ve soğutma sistemi işletim ayarlarına bağlı olduğuna işaret etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güneydoğu Asya gibi sıcak iklimlerde söz konusu talebin daha da artabileceğine değinen Ren, bu bölgelerde birim başına düşen su kullanımının daha soğuk iklimli bölgelere kıyasla daha yüksek olabileceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ren &#8220;Kuzey Avrupa gibi daha soğuk bölgelerle karşılaştırıldığında sıcak ortamlardaki veri merkezleri genellikle yıl boyunca önemli ölçüde daha fazla soğutmaya ihtiyaç duyar ve bu da buharlaşmalı soğutma kullanılması halinde su tüketimini artırabilir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zeka modelleri daha karmaşık hale geldikçe, soğutma ihtiyaçlarının da artabildiğinin altını çizen Ren, buharlaşmalı su kullanımını ciddi ölçüde azaltabilmesi nedeniyle sıvı soğutma teknolojilerinin umut verici olduğunu vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Sıvı soğutma teknolojileri, soğutma için tatlı suya bağımlılığı azaltırken verimliliği artırabilir.&#8221; diyen Ren, buna rağmen buharlaşmalı soğutma yönteminin özellikle sıcak iklimlerde yer alan pek çok bölge için en verimli soğutma aracı olmayı sürdürdüğünü aktardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çevresel etkenler yerine ekonomik faydalardan bahsetmek daha kolay<br></strong>Ren, birçok teknoloji şirketinin Güneydoğu Asya&#8217;da veri merkezleri kurulmasının ekonomik faydalarını ifade ettiğini, çünkü bunun konuyu çevresel açıdan ele almaktan daha kolay olduğunu dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birçok bölgede su altyapısının su havzası stresi ve uzun vadeli kaynak planlaması üzerindeki etkilerinin hala tartışıldığını söyleyen Ren, bu konuda daha doğru verilere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halihazırda su sıkıntısı çeken bölgelerde su talebinden yeterince bahsedilmediğini kaydeden Ren, &#8220;Çoğu şirket, küresel veya şirket genelindeki su rakamlarını raporlarken, tesis düzeyinde ya da bölgeye özgü olan verileri nadiren açıklıyor ve bu da toplulukların yerel etkileri anlamasını zorlaştırıyor.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
