<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>washington &#8211; Ankara Yazıyor</title>
	<atom:link href="https://ankarayaziyor.com/tag/washington/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankarayaziyor.com</link>
	<description>Fikri Hür, Vicdanı Hür!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 06:12:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2025/07/Adsiz-tasarim-2-150x150.png</url>
	<title>washington &#8211; Ankara Yazıyor</title>
	<link>https://ankarayaziyor.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Netanyahu’dan Washington Dönüşü Öncesi Çekilme Taleplerine Red Sinyali</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/gundem/netanyahudan-washington-donusu-oncesi-cekilme-taleplerine-red-sinyali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 06:12:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[donald trump]]></category>
		<category><![CDATA[gazze şeridi]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[netanyahu]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[washington]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=4025</guid>

					<description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ordusunu Suriye, Lübnan’ın güneyi ve Gazze Şeridi’nde işgal ettiği bölgelerden çekme yönündeki talebini geri çevireceği öne sürüldü. İsrail’in Kanal 13 televizyonunda yer alan habere göre bu gelişme, Netanyahu’nun Washington’a hareketi öncesinde gerçekleştirdiği haftalık kabine toplantısında gündeme geldi. Washington yönetiminin söz konusu alanlardan çekilme baskısını artırdığı belirtilirken, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ordusunu Suriye, Lübnan’ın güneyi ve Gazze Şeridi’nde işgal ettiği bölgelerden çekme yönündeki talebini geri çevireceği öne sürüldü. İsrail’in Kanal 13 televizyonunda yer alan habere göre bu gelişme, Netanyahu’nun Washington’a hareketi öncesinde gerçekleştirdiği haftalık kabine toplantısında gündeme geldi. Washington yönetiminin söz konusu alanlardan çekilme baskısını artırdığı belirtilirken, Netanyahu’nun kabine üyelerine bu talebe şiddetle karşı çıkacağını ve kesin bir dille hayır diyeceğini ilettiği aktarıldı.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı haberde, Washington’ın çekilme istediği Gazze Şeridi’ne Uluslararası İstikrar Gücü’nün (ISF) girmesine Tel Aviv yönetimince onay verildiğine dikkat çekildi. Kanal 13’e konuşan kaynaklar, İsrail ordusunun &#8220;Sarı Hat&#8221; üzerindeki kontrolünü sürdüreceğini ve Hamas tamamen silahsızlanıp bölgeden çıkarılana kadar herhangi bir geri çekilmenin yaşanmayacağını belirtti. Şu aşamada ISF bünyesinde Uganda ve Fas gibi İsrail ile dost ülkelerden yaklaşık 200 temsilcinin yer aldığı ifade ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsrail kabinesinin, ISF personeline &#8220;Uluslararası Kuruluşlar İçin Dokunulmazlıklar&#8221; yasası kapsamında dokunulmazlık tanınmasını kararlaştırdığı kaydedildi. Yetkililer, bu uluslararası gücün yalnızca İsrail ordusunun işgali dışındaki bölgelerde ve orduyla tam koordinasyon halinde görev yapacağını vurguladı. Yapılan açıklamada, herhangi bir ISF unsurunun ülkeye girişinin başbakan, savunma bakanı ve dışişleri bakanının ayrı ayrı onayına bağlı olacağı belirtildi. Ayrıca İsrail’in güç gönderecek ülkeleri yalnızca barış anlaşması bulunan ve uluslararası alanda Tel Aviv yönetimine karşı faaliyet yürütmeyen devletler arasından seçeceği ifade edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazze’de 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in saldırı, yıkım ve ablukayı sürdürdüğü biliniyor. Bölgenin yaklaşık yüzde 70’ini işgal altında tutan İsrail, Filistinlileri yüzde 30’u aşmayan dar bir alana sıkıştırmış durumda. Netanyahu’nun yarın Washington’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek son durumu masaya yatırması bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pekin’den Washington’a 56 Şirketle Misilleme</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/ekonomi/pekinden-washingtona-56-sirketle-misilleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:35:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[56 şirkete yaptırım kararı]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çin ticaret bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[pekin]]></category>
		<category><![CDATA[washington]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=3617</guid>

					<description><![CDATA[Küresel ticaret savaşlarında gerilim, Pekin&#8217;den gelen misilleme hamlesiyle yeniden tırmanıyor. Çin, Washington yönetiminin bu ay içinde bazı Çinli şirketleri kısıtlama listesine almasına yanıt olarak, ABD merkezli 56 şirketi hedef alan kapsamlı yaptırım kararlarını devreye soktu. Pekin yönetimi tarafından atılan bu adımlar doğrultusunda, 10 Amerikan şirketine çift kullanımlı ürün ihracatı tamamen yasaklanırken, 46 şirkete ise kamu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Küresel ticaret savaşlarında gerilim, Pekin&#8217;den gelen misilleme hamlesiyle yeniden tırmanıyor. Çin, Washington yönetiminin bu ay içinde bazı Çinli şirketleri kısıtlama listesine almasına yanıt olarak, ABD merkezli 56 şirketi hedef alan kapsamlı yaptırım kararlarını devreye soktu. Pekin yönetimi tarafından atılan bu adımlar doğrultusunda, 10 Amerikan şirketine çift kullanımlı ürün ihracatı tamamen yasaklanırken, 46 şirkete ise kamu alımlarında kısıtlama getirildi.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, ABD ordusuyla bağlantısı bulunduğu tespit edilen 10 Amerikan firması ihracat kontrol listesine dahil edildi. Alınan bu karar neticesinde, söz konusu şirketlere Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin ihracatı tamamen durduruldu. Daha önce belirli lisans şartlarına bağlı olarak yürütülen bu ihracat işlemlerinin yerini kesin bir yasak aldı. Uygulanan yaptırımların hedefindeki firmalar arasında dikkat çekici isimler yer alıyor. Reuters&#8217;ın aktardığı bilgilere göre, ABD&#8217;de faaliyet gösteren tek aktif nadir toprak elementi madenini işleten ve Pentagon tarafından desteklendiği belirtilen MP Materials ile USA Rare Earth firmaları listeye eklenen kritik şirketler arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra, görev kritik uygulamalar için motor üretimi gerçekleştiren Aveox firması da Çin&#8217;in yaptırım kıskacına giren bir diğer şirket oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pekin yönetimi, devreye alınan bu kararların ABD hükümetinin sergilediği kötü niyetli uygulamalara karşı bir yanıt niteliği taşıdığını vurguluyor. Ticaret Bakanlığı, hamlenin ulusal güvenliğin ve çıkarların korunması ile uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini savunuyor. Yapılan açıklamada ayrıca, herhangi bir ülke veya bölgedeki kuruluş ile kişilerin, Çin menşeli çift kullanımlı ürünleri bu hedefteki şirketlere transfer etmesinin veya tedarik etmesinin kesinlikle yasaklandığı aktarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşanan bu gelişmeleri değerlendiren uluslararası uzmanlar, Pekin&#8217;in attığı bu hamlenin büyük ölçüde sembolik bir nitelik taşıdığı görüşünde birleşiyor. Jeopolitik danışmanlık şirketi Asia Group&#8217;un Büyük Çin Bölgesi ortağı George Chen, yaptırım uygulanan şirketlerin çok büyük bir kısmının ABD savunma sanayisinde faaliyet gösterdiğini veya ABD hükümetiyle yakın ilişkilere sahip olduğunu belirtiyor. Chen, bu şirketlerin Çin&#8217;de halihazırda önemli bir ticari faaliyet yürütmediğine dikkat çekerek, Pekin&#8217;in kararını ABD Savunma Bakanlığı&#8217;nın Çinli teknoloji şirketlerini hedef alan &#8220;1260H&#8221; listesine karşı verilmiş orantılı bir yanıt olarak yorumluyor. Bilindiği üzere ABD Savunma Bakanlığı, bu ay içinde güncellediği yaptırım listesine Alibaba, Baidu, BYD ve NIO gibi Çin&#8217;in önde gelen dev teknoloji şirketlerini dahil etmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ticaret diplomasisindeki bu gerilimin bir diğer ayağını ise Çin Maliye Bakanlığı&#8217;nın eş zamanlı hamlesi oluşturdu. Bakanlık tarafından yapılan ayrı bir açıklamayla, 46 ABD şirketine yönelik yeni ekonomik tedbirler kamuoyuna duyuruldu. Alınan karara göre, Çinli alıcıların söz konusu 46 şirketin ürettiği ürünleri satın alması tamamen yasaklandı. Ancak getirilen bu kısıtlamada ince bir istisna göze çarpıyor; Çin&#8217;de faaliyetlerini sürdüren ABD sermayeli şirketlerin bu ürünleri satın almasının önünde herhangi bir engel bulunmayacak. Son gelişmelerle birlikte, Çin&#8217;in iki farklı bakanlık kanalıyla attığı adımlar neticesinde ABD merkezli toplam 56 şirket, Pekin&#8217;in yeni yaptırım ve kısıtlama kararlarının doğrudan hedefi haline gelmiş oldu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Washington-Tel Aviv Hattında Sert Rüzgarlar: &#8220;Sizi Trump&#8217;tan Başka Seven Yok&#8221;</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/gundem/washington-tel-aviv-hattinda-sert-ruzgarlar-sizi-trumptan-baska-seven-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2026 06:48:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[binyamin netanyahu]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[jd vance]]></category>
		<category><![CDATA[sizi trump'tan başka seven yok]]></category>
		<category><![CDATA[tel aviv]]></category>
		<category><![CDATA[washington]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=3569</guid>

					<description><![CDATA[ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kabinesindeki bazı isimlerin ABD Başkanı Donald Trump’a ve İran’la varılan anlaşmaya yönelik eleştirilerine oldukça sert bir dille tepki gösterdi. Yaptığı konuşmada İsrail hükümeti içinden gelen açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı açıkça gizlemeyen Vance, bazı kabine üyelerinin anlaşmaya saldırırken Trump’ı da kişisel biçimde hedef aldığını belirtti. İsrail kabinesindeki isimlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kabinesindeki bazı isimlerin ABD Başkanı Donald Trump’a ve İran’la varılan anlaşmaya yönelik eleştirilerine oldukça sert bir dille tepki gösterdi. Yaptığı konuşmada İsrail hükümeti içinden gelen açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı açıkça gizlemeyen Vance, bazı kabine üyelerinin anlaşmaya saldırırken Trump’ı da kişisel biçimde hedef aldığını belirtti.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İsrail kabinesindeki isimlere yönelik iki net mesajı olduğunu ifade eden Vance, ilk olarak Donald Trump’ın İsrail açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. ABD Başkanı’nın bugün dünyada İsrail’e sempati duyan en güçlü liderlerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Yardımcısı, Donald J. Trump&#8217;ın şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanı olduğunu ve kendisinin tesadüfen dünyanın süper gücünün devlet başkanı olduğunu hatırlattı. İsrail hükümetinde yer alması halinde böyle bir lidere asla saldırmayacağını dile getiren Vance, eğer İsrail hükümetinin kabinesinde olsaydı, tüm dünyada elinde kalan tek güçlü müttefike saldırmayacağını net bir şekilde ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;Savunma Silahlarınız Amerikan Eliyle Yapıldı&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">JD Vance’in İsrail kabinesine yönelik ikinci mesajı ise doğrudan ülkenin güvenliği ve ABD’nin sağladığı askeri destek üzerine oldu. Son üç ayda İsrail’in savunmasında kullanılan silahların çok büyük bir bölümünün ABD tarafından karşılandığını belirten Vance, Amerika Birleşik Devletleri başkanına saldıran İsrail’deki bu kabine üyelerinin bazılarına vereceği ikinci mesajın, son üç ay içinde vatanlarını koruyan savunma silahlarının üçte ikisinin Amerikan elleriyle yapıldığı ve Amerikan vergi mükelleflerinin dolarlarıyla ödendiği gerçeği olduğunu söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıklamalar, Washington yönetiminin İsrail’e sağladığı devasa askeri desteğin siyasi karşılığının da Tel Aviv tarafından gözetilmesi gerektiği yönünde çok açık bir uyarı olarak değerlendirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;İsrail&#8217;in Sorunu Trump Değil&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İsrail hükümeti içindeki bazı bakanların Trump’ı hedef alan bu yaklaşımını gerçeklikten tamamen kopuk bulduğunu ifade eden Vance, İsrail için sorunun Donald J. Trump olmadığını kesin bir dille belirtti. İsrail’de en büyük sorunun ABD Başkanı olduğunu düşünenlerin artık bir an önce &#8220;uyanması&#8221; gerektiğini söyleyen Başkan Yardımcısı, ülkenin içinde bulunduğu durumun gerçekleriyle yüzleşilmesi gerektiği çağrısında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vance’in bu çıkışı, Netanyahu hükümetinden yükselen eleştirilere Washington’dan bugüne kadar verilen en açık ve en doğrudan yanıtlardan biri olarak öne çıktı. ABD Başkan Yardımcısı, bir yandan Trump’ın İsrail’e olan kişisel desteğini güçlü bir şekilde vurgularken, diğer yandan İsrail’in güvenlik mimarisinde Amerikan desteğinin ne kadar belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekti. Yaşanan bu gelişme, İran’la varılan anlaşma sonrasında Washington-Tel Aviv hattındaki gerilimin yalnızca diplomatik düzeyde kalmadığını, siyasi söylem düzeyinde de son derece sertleştiğini gözler önüne serdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Siyasi Kredinin Sınırları ve Yeni Gerilim</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Vance’in ortaya koyduğu bu sert sözler, Trump yönetiminin İsrail’e verdiği desteğin sonsuz ve koşulsuz bir siyasi kredi olarak görülmemesi gerektiği mesajını da içinde barındırıyor. İsrail kabinesindeki bazı isimlere hitaben yaptığı bu açıklamada Başkan Yardımcısı, Trump’a yönelik kişisel saldırıların doğrudan Tel Aviv’in kendi çıkarlarına zarar verebileceğini ima etti. Özellikle Vance tarafından dile getirilen “elinizde kalan tek güçlü müttefik” vurgusu, İsrail’in uluslararası arenada giderek daralan destek zeminine işaret eden en çarpıcı ve en sert ifadelerden biri olarak kayıtlara geçti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran’la varılan anlaşmaya Netanyahu kabinesinden gelen yüksek sesli tepkiler, ABD yönetimi kanadında çok ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda. JD Vance’in bu son çıkışı, Trump yönetiminin İsrail’e olan genel desteğini arkasında durarak sürdürürken, aynı zamanda Netanyahu hükümetindeki bazı fevri isimlerin Washington’a yönelik sınır aşan çıkışlarına hiçbir şekilde tahammül edilmeyeceği mesajı olarak yorumlanıyor. Sonuç olarak Vance’in ifadeleri, ABD-İsrail ilişkilerinde İran anlaşması sonrası fitili ateşlenen yeni gerilimin artık çok daha görünür ve gizlenemez bir boyuta ulaştığını açıkça ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran: &#8220;Savaşı Biz Kazandık, ABD ve Siyonist Rejimi Yendik&#8221;</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/gundem/iran-savasi-biz-kazandik-abd-ve-siyonist-rejimi-yendik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 07:25:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[14 maddelik mutabakat]]></category>
		<category><![CDATA[dahiye]]></category>
		<category><![CDATA[hürmüz boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[iran meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[kalibaf]]></category>
		<category><![CDATA[müzakere]]></category>
		<category><![CDATA[netanyahu]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[washington]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=3530</guid>

					<description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen 14 maddelik mutabakat sürecinin ardından İran cephesinden küresel yankı uyandıracak ilk resmi değerlendirme geldi. İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, devlet televizyonunda katıldığı bir programda, diplomatik temasların ve sahada yaşanan askeri çatışmaların perde arkasını anlattı. Kalibaf, müzakere masasında elde edilen diplomatik kazanımların tamamen sahadaki askeri kontrol ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen 14 maddelik mutabakat sürecinin ardından İran cephesinden küresel yankı uyandıracak ilk resmi değerlendirme geldi. İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, devlet televizyonunda katıldığı bir programda, diplomatik temasların ve sahada yaşanan askeri çatışmaların perde arkasını anlattı. Kalibaf, müzakere masasında elde edilen diplomatik kazanımların tamamen sahadaki askeri kontrol ve üstünlük sayesinde şekillendiğini vurguladı.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın en büyük siyasi, ekonomik ve askeri gücü olarak tanımladığı ABD ile İsrail’in süreç boyunca ortak hareket ettiğini belirten Kalibaf, bu ittifakın savaşın başlangıcında belirlediği 9 temel hedefe ulaşmasına engel olduklarını savundu. Mevcut müzakere sürecinin geçmiş dönemlerdeki diplomatik temaslardan çok farklı bir zeminde yürüdüğünü dile getiren İranlı yetkili, silahlı kuvvetlerin düşman karşısında galip geldiğini ve bu sahadaki zaferin müzakerelerin ana dayanağını oluşturduğunu ifade ederek, &#8220;Savaşı biz kazandık, ABD ve Siyonist rejimi yendik&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hürmüz Boğazı ve Havalimanlarına Yönelik Operasyon İddiaları</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Diplomatik görüşmelerin sürdüğü esnada sahada çok sıcak çatışmaların yaşandığını kaydeden başmüzakereci Kalibaf, Fars Körfezi olarak adlandırdığı Basra Körfezi&#8217;nde ABD ve İsrail’in eylemlerine misliyle karşılık verdiklerini iddia etti. Görüşmeler devam ederken askeri güçlerin harekete geçtiğini belirten Kalibaf, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapmaya çalışan iki düşman fırkateyninin vurularak yakıldığını öne sürdü. İranlı yetkili ayrıca, düşman uçaklarının havalandığı tüm havalimanlarının da bulundukları ülkelerde hedef alınarak vurulduğunu sözlerine ekledi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img  title="" fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Muhammed-Bakir-Kalibaf-01-1024x576.jpg"  alt="Muhammed-Bakir-Kalibaf-01-1024x576 İran: &quot;Savaşı Biz Kazandık, ABD ve Siyonist Rejimi Yendik&quot;"  class="wp-image-3532" srcset="https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Muhammed-Bakir-Kalibaf-01-1024x576.jpg 1024w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Muhammed-Bakir-Kalibaf-01-300x169.jpg 300w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Muhammed-Bakir-Kalibaf-01-768x432.jpg 768w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Muhammed-Bakir-Kalibaf-01.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dahiye Saldırıları ve Washington’a Verilen Ültimatom</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İsrail’in, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde yer alan Dahiye bölgesine yönelik gerçekleştirdiği yoğun saldırılar da İranlı müzakerecinin gündemindeydi. Bu süreçte Washington yönetimine karşı son derece sert ve net bir duruş sergilediklerini ifade eden Kalibaf, İsrail saldırılarının hemen ardından ABD’ye askeri karşılık vereceklerine dair açık bir ültimatom ilettiklerini aktardı. İran&#8217;ın taleplerinin kabul edilmesini şart koştuklarını belirten Kalibaf, bu kararlı duruşun ardından ABD Başkanı’nın, Netanyahu’nun Dahiye’ye saldırma hakkının bulunmadığına yönelik bir paylaşım yapmak zorunda kaldığını ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sürecin diplomatik boyutundan ziyade askeri stratejiyle yönetildiğine dikkat çeken Muhammed Bakır Kalibaf, kendisini bir diplomat olarak değil, bir savaşçı olarak tanımladı. Diplomasiyi her zaman bir savaşçı ruhuyla yürüttüğünü vurgulayan Kalibaf, askeri eylemlerle elde etmek istedikleri her şeyi, hatta daha da fazlasını yürütülen müzakereler sonucunda başarıyla kopardıklarını dile getirdi. Savaşı kesin bir şekilde kazandıklarını yineleyen İranlı yetkili, elde edilen tüm bu stratejik kazanımların önümüzdeki dönemde müzakerelerde somut olarak şekilleneceğini belirterek açıklamalarını sonlandırdı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
