<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>dünya sağlık örgütü &#8211; Ankara Yazıyor</title>
	<atom:link href="https://ankarayaziyor.com/tag/dunya-saglik-orgutu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankarayaziyor.com</link>
	<description>Fikri Hür, Vicdanı Hür!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 07:11:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2025/07/Adsiz-tasarim-2-150x150.png</url>
	<title>dünya sağlık örgütü &#8211; Ankara Yazıyor</title>
	<link>https://ankarayaziyor.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DSÖ&#8217;den Açıklama: Hantavirüs Salgını Sona Eriyor</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/saglik/dsoden-aciklama-hantavirus-salgini-sona-eriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 07:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüs bitti mi?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=3735</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel kamuoyunun yakından takip ettiği hantavirüs salgınına ilişkin iç rahatlatan güncel gelişmeleri paylaştı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı resmi açıklamada, salgının kontrol altına alındığını ve küresel riskin ortadan kalkmak üzere olduğunu duyurdu. Sürecin başından bu yana yürütülen titiz takip çalışmalarının meyvelerini verdiğini belirten Ghebreyesus, genel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel kamuoyunun yakından takip ettiği hantavirüs salgınına ilişkin iç rahatlatan güncel gelişmeleri paylaştı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı resmi açıklamada, salgının kontrol altına alındığını ve küresel riskin ortadan kalkmak üzere olduğunu duyurdu. Sürecin başından bu yana yürütülen titiz takip çalışmalarının meyvelerini verdiğini belirten Ghebreyesus, genel durumun tamamen stabil bir seyre ulaştığını vurguladı.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Salgının ilk ortaya çıktığı dönemde Güney Afrika’da tespit edilen ilk 2 vakanın ardından çok sıkı bir izlem prosedürü uygulandı. Genel Direktör Ghebreyesus, bu vakalarla temas kuran tüm kişilerin yasal takip sürelerini sağlıklı bir şekilde tamamladığını ve bölgeden yeni bir vaka bildiriminin gelmediğini ifade etti. Bu durum, virüsün ilk odak noktasında yayılımın tamamen durdurulduğunun en net göstergesi olarak kayıtlara geçti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güney Afrika&#8217;nın yanı sıra Avrupa kanadında da hareketli günler yaşandı. İspanya ve Hollanda’da tespit edilen temaslıların yanı sıra süreçte adı geçen MV Hondius gemisi mürettebatı da dahil olmak üzere, risk altındaki herkesin karantina ve takip süreçleri sorunsuz bir şekilde sona erdi. Alınan son verilere göre, 25 Haziran itibarıyla sadece 30 temaslının takip süreci devam ediyor. Bu kişilerin de izlem sürelerinin tamamlanmasıyla birlikte sürecin tamamen kapatılması öngörülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Salgının başından bu yana kaydedilen toplam bilanço ise korkulan senaryoların önüne geçildiğini kanıtlar nitelikte. Genel Direktör Ghebreyesus’un aktardığı verilere göre, salgın boyunca toplam vaka sayısı 3&#8217;ü ölümlü olmak üzere 13&#8217;te kaldı. Mevcut tablonun tamamen kontrol altında olduğunu yineleyen Ghebreyesus, durumun stabil olduğunu ve salgının artık resmen sona ermek üzere olduğunu ilan etti. DSÖ, bu kritik yanıt ve kontrol sürecine katkı sağlayan, küresel sağlığı korumak adına tam bir uyum içinde çalışan tüm ülkelere iş birlikleri ve koordineli çabaları için özel olarak teşekkürlerini sundu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hantavirüste 3 Haftadır Yeni Vaka ve Can Kaybı Bildirilmedi</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/saglik/hantaviruste-3-haftadir-yeni-vaka-ve-can-kaybi-bildirilmedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2026 08:04:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüs bitti mi?]]></category>
		<category><![CDATA[vaka sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=3581</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hantavirüs salgınına ilişkin son gelişmeleri yakından takip ederken sevindirici bir tabloyu kamuoyuyla paylaştı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hantavirüsle ilgili genel durumun istikrarlı kalmaya devam ettiğini duyurdu. Hollanda bandıralı &#8220;MV Hondius&#8221; yolcu gemisinde tespit edilen vakaların ardından başlayan süreçte, yaklaşık üç haftadır yeni bir vaka bildiriminin yapılmadığı açıklandı. Salgının mevcut [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hantavirüs salgınına ilişkin son gelişmeleri yakından takip ederken sevindirici bir tabloyu kamuoyuyla paylaştı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hantavirüsle ilgili genel durumun istikrarlı kalmaya devam ettiğini duyurdu. Hollanda bandıralı &#8220;MV Hondius&#8221; yolcu gemisinde tespit edilen vakaların ardından başlayan süreçte, yaklaşık üç haftadır yeni bir vaka bildiriminin yapılmadığı açıklandı.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Salgının mevcut seyrine dair detayları aktaran Ghebreyesus, DSÖ&#8217;ye bildirilen toplam vaka sayısının 13&#8217;te sabit kaldığını belirtti. Virüs kaynaklı can kayıplarında da bir artış yaşanmadığını vurgulayan Genel Direktör, hayatını kaybeden kişi sayısının 3&#8217;te kaldığını ve bir aydan fazla süredir yeni bir can kaybının yaşanmadığını ifade etti. Bu veriler, gemide patlak veren lokal salgının kontrol altına alındığına dair güçlü bir sinyal olarak değerlendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıp dünyasında ciddi bir tehdit olarak bilinen hantavirüs, insanlara çoğunlukla kemirgenler vasıtasıyla bulaşıyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın insanlar tarafından solunması, virüsün yayılmasındaki en yaygın faktör olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, enfekte bir kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanma da bulaşma yolları arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalık insan vücuduna girdiğinde ilk olarak ateş, yorgunluk ve şiddetli kas ağrısı gibi belirgin semptomlarla kendini gösteriyor. Ancak virüsün yol açtığı klinik tablo her zaman bu kadar hafif seyretmiyor. İlerleyen safhalarda solunum yetmezliğine sebep olabilen tehlikeli hastalık, bazı kritik durumlarda ise iç kanama ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk barındıran ağır tablolara yol açabiliyor. DSÖ, mevcut istikrar tablosuna rağmen virüse karşı izleme çalışmalarını sürdürüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite ve Tütün Kullanımı Yükselişte</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/saglik/obezite-ve-tutun-kullanimi-yukseliste/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 07:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[tüik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=3151</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarını yayımladı. Ortaya çıkan veriler, ülkenin genel sağlık eğilimleri ile alışkanlıklarına dair önemli sinyaller veriyor. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranındaki yukarı yönlü ivme oldu. Boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi verilerine göre, 2022 yılında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarını yayımladı. Ortaya çıkan veriler, ülkenin genel sağlık eğilimleri ile alışkanlıklarına dair önemli sinyaller veriyor. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranındaki yukarı yönlü ivme oldu. Boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi verilerine göre, 2022 yılında yüzde 20,2 olan obez bireylerin oranı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 21,8’e tırmandı. Bu gelişme, toplumsal sağlık yapısında ağırlık dengesinin değişmeye devam ettiğini net bir şekilde gösteriyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Cinsiyet kırılımları incelendiğinde ise kadınlar ve erkekler arasında dikkat çekici farklar göze çarpıyor. 2025 yılı verileri, kadınların yüzde 24,8’inin obez, yüzde 32,2’sinin ise obez öncesi kategorisinde yer aldığını ortaya koyuyor. Erkeklerde ise durum biraz daha farklı bir dağılım sergiliyor; erkek nüfusunun yüzde 18,7’si obez olarak belirlenirken, yüzde 43,1’i obez öncesi sınırında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fiziksel Hareketsizlik Derinleşiyor<br></strong>Toplumun kilo haritasındaki bu artış, fiziksel aktivite verileriyle de doğrudan paralellik gösteriyor. Türkiye genelinde fiziksel aktivite yapmayanların oranı yüzde 86,6 gibi oldukça yüksek bir seviyede seyrediyor. Dönemsel bazda bakıldığında, aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılındaki yüzde 85,3’lük seviyesinden 2025 yılında yüzde 83,5’e gerilemiş durumda. Kadınlarda da benzer bir gerileme grafiği izleniyor; daha önce yüzde 92,7 olan hareketsizlik oranı yüzde 89,7’ye düşmüş olsa da kadınlar arasında hareketsiz yaşam tarzı hala baskınlığını koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkin bir bireyin sağlıklı bir yaşam için haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Bu kılavuza göre, haftada 150 ile 300 dakika arasında fiziksel aktiviteye zaman ayıranların oranı 2025 yılında erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise ancak yüzde 2,7 seviyesine ulaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hareketsiz yaşamın ve yaşlanmanın getirdiği fiziksel işlev zorluklarında ise merdiven inip çıkma problemi öne çıkıyor. Merdiven inip çıkarken zorluk yaşadığını belirtenlerin oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde ise yüzde 3,7 ile ilk sırada yer alıyor. Bunu diğer işlevsel engeller takip ediyor. Yürüme zorluğu yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,6, erkeklerde yüzde 2,8 olarak kayıtlara geçerken; öğrenme veya hatırlamada güçlük çekenlerin oranı kadınlarda yüzde 5,4, erkeklerde ise yüzde 2,8 olarak paylaşıldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img  title="" fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="572" src="https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Malatyada-Deprem-3-1024x572.png"  alt="Malatyada-Deprem-3-1024x572 Obezite ve Tütün Kullanımı Yükselişte"  class="wp-image-3152" srcset="https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Malatyada-Deprem-3-1024x572.png 1024w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Malatyada-Deprem-3-300x167.png 300w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Malatyada-Deprem-3-768x429.png 768w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Malatyada-Deprem-3-1320x737.png 1320w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/06/Malatyada-Deprem-3.png 1376w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çocuklarda Enfeksiyon, Yetişkinlerde Bel Ağrıları Zirvede<br></strong>Araştırma, çocukların sağlık durumuna yönelik de çarpıcı başlıklar sunuyor. Özellikle 0-14 yaş grubundaki çocuklarda son 6 ay içinde en sık görülen şikayet üst solunum yolu enfeksiyonu oldu. 2025 yılı verilerine göre, 0-6 yaş grubundaki çocukların yüzde 28,5’i bu enfeksiyonla karşı karşıya kaldı. Bu grubu yüzde 24,0 ile ishal ve yüzde 5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu takip etti. Yaş grubu 7-14’e yükseldiğinde de tablo çok değişmedi; üst solunum yolu enfeksiyonu yüzde 24,6 ile yine ilk sırada yer aldı. Bu yaş kategorisinde ishal yüzde 16,4 ile ikinci sırayı alırken, ağız ve diş sağlığı sorunları yüzde 8,2 ile üçüncü sıraya yerleşti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yetişkin nüfusun en büyük ortak şikayeti ise kas-iskelet sistemi üzerinde yoğunlaşıyor. 15 yaş ve üzeri bireylerde son 12 ay içinde görülen hastalıklar arasında bel bölgesi problemleri zirvedeki yerini korudu. 2022 yılında yüzde 24,6 olan bel bölgesi rahatsızlıkları, 2025 yılında yüzde 24,3 ile yine en fazla görülen hastalık oldu. Yetişkinlerin kronik sorunlarında bel problemlerini sırasıyla; yüzde 16,9 ile hipertansiyon, yüzde 16,7 ile boyun bölgesi problemleri, yüzde 11,9 ile şeker hastalığı ve yüzde 10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tütün ve Alkol Tüketim Trendleri Yükselişte<br></strong>Toplumun genel bağımlılık ve tüketim alışkanlıklarında da yukarı yönlü bir hareketlilik göze çarpıyor. Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı, 2022 yılındaki yüzde 28,3&#8217;lük seviyesinden 2025 yılında yüzde 30,1&#8217;e yükseldi. Cinsiyet bazında bakıldığında erkeklerin yüzde 42,9’unun, kadınların ise yüzde 17,5’inin her gün tütün mamulü tükettiği görüldü. Bu duruma bağlı olarak tütün mamulü kullanmayanların (bırakanlar ve hiç kullanmayanlar) oranı, 2022 yılındaki yüzde 68,0 seviyesinden 2025&#8217;te yüzde 66,8&#8217;e geriledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benzer bir artış eğilimi alkol tüketiminde de yaşandı. Son 12 ay içerisinde alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 12,1 iken, 2025 yılında yüzde 12,6’ya ulaştı. Erkeklerde alkol kullanım oranı yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 6,6 olarak belirlendi. Alkol kullanmayan bireylerin (daha önce kullananlar ve hiç kullanmayanlar) oranı ise 2022&#8217;deki yüzde 87,9 seviyesinden yüzde 87,4&#8217;e düştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kadın Sağlığı Taramalarında Olumlu Gelişmeler<br></strong>Raporun en iyimser verileri ise kadın sağlığına yönelik önleyici taramalardan geldi. Erken teşhis açısından hayati önem taşıyan mamografi ve smear testi yaptıran kadınların oranında net bir artış kaydedildi. Son 1 yıl içinde 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirenlerin oranı 2022 yılında yüzde 10,8 iken, 2025 yılında yüzde 16,7’ye yükseldi. Ancak bu olumlu yükselişe rağmen, 40 yaş ve üzeri kadınlar arasında hayatı boyunca hiç mamografi çektirmemiş olanların oranı 2025 yılı itibarıyla hâlâ yüzde 42,4 gibi yüksek bir seviyede bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benzer bir farkındalık artışı smear testinde de gözlendi. 15 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içinde smear testi yaptıranların oranı 2022’de yüzde 7,2 iken, 2025 yılında yüzde 11,8’e ulaştı. Bu alandaki tarama bilincinin yükselmesine karşın, 15 yaş ve üzeri kadın nüfusta hiç smear testi yaptırmamış olanların oranı yüzde 59,0 ile ağırlığını korumaya devam ediyor. Veriler, tarama oranlarındaki artışın umut verici olduğunu ancak gidilmesi gereken daha uzun bir yol olduğunu gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Tuz Tüketimi Alarm Veriyor</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/saglik/turkiyede-tuz-tuketimi-alarm-veriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 12:53:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ve damar hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ne kadar tuz tüketmeliyiz?]]></category>
		<category><![CDATA[sodyum]]></category>
		<category><![CDATA[tuz tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[tuza dikkat haftası]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek kan basıncı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=2943</guid>

					<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından &#8220;11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası&#8221; dolayısıyla paylaşılan veriler, Türkiye’deki beslenme alışkanlıklarına dair kritik bir tabloyu ortaya koyuyor. Yapılan incelemeler, ülkemizde kişi başı günlük tuz tüketiminin 10,2 grama ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sağlıklı bir yaşam için belirlediği 5 gramlık üst sınırın yaklaşık iki katına tekabül ediyor. Tuz, vücutta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sağlık Bakanlığı tarafından &#8220;11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası&#8221; dolayısıyla paylaşılan veriler, Türkiye’deki beslenme alışkanlıklarına dair kritik bir tabloyu ortaya koyuyor. Yapılan incelemeler, ülkemizde kişi başı günlük tuz tüketiminin 10,2 grama ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sağlıklı bir yaşam için belirlediği 5 gramlık üst sınırın yaklaşık iki katına tekabül ediyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tuz, vücutta kan basıncının düzenlenmesinden sinir-kas sistemindeki iletimlerin sağlanmasına kadar hayati fonksiyonlarda rol oynasa da, aşırı tüketimi küresel ölçekte en önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Uzmanlar, günlük tüketim miktarının sınırlandırılmasının; inme, böbrek hastalıkları ve kalp-damar rahatsızlıkları riskini azaltmada en etkili yöntem olduğunu vurguluyor. <strong>Bilimsel veriler, günlük tuz alımının 5 gramın altına düşürülmesinin inme riskini yüzde 23, kalp-damar hastalıkları oranını ise yüzde 17 seviyesinde azalttığını kanıtlıyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img  title="" decoding="async" width="1024" height="572" src="https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/05/turkiye-tuz-kullanimi-infografik-1024x572.png"  alt="turkiye-tuz-kullanimi-infografik-1024x572 Türkiye’de Tuz Tüketimi Alarm Veriyor"  class="wp-image-2944" srcset="https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/05/turkiye-tuz-kullanimi-infografik-1024x572.png 1024w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/05/turkiye-tuz-kullanimi-infografik-300x167.png 300w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/05/turkiye-tuz-kullanimi-infografik-768x429.png 768w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/05/turkiye-tuz-kullanimi-infografik-1320x737.png 1320w, https://ankarayaziyor.com/wp-content/uploads/2026/05/turkiye-tuz-kullanimi-infografik.png 1376w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kamu Sağlığı İçin Kapsamlı Önlemler Devreye Alınıyor<br></strong>Türkiye genelinde yürütülen &#8220;<strong>Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı</strong>&#8221; çerçevesinde, vatandaşların gizli tuz kaynaklarına erişimini kısıtlamak amacıyla çok yönlü adımlar atılıyor. Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle; ekmek, salça ve peynir gibi temel gıda maddelerindeki tuz oranları Türk Gıda Kodeksi tebliğleri ile düşürüldü. Ayrıca, farkındalığı artırmak amacıyla tüm tuz paketlerinin üzerine &#8220;<strong>Tuzu Azaltın, Sağlığınızı Koruyun</strong>&#8221; ibaresinin yazılması zorunlu hale getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğitim kurumları ve kamu binalarında da benzer bir hassasiyet göze çarpıyor. Okul kantinlerinde satılan ürünler için belirli tuz kriterleri getirilirken, yayımlanan genelgelerle kamu kurumlarının yemekhanelerinden tuzluklar tamamen kaldırıldı. Bakanlık bünyesindeki Tuz Bilim Kurulu, çocuklardan yaşlılara kadar her yaş grubunu etkileyen bu aşırı tüketim alışkanlığını kırmak adına çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Piyasadaki Tuz Çeşitleri ve Bilimsel Gerçekler<br></strong>Türkiye&#8217;de deniz, göl, kaya ve yer altı kaynaklarından elde edilen tuzlar; sofra tuzu, iri salamura tuz ve gıda sanayi tuzu gibi farklı isimlerle raflarda yer buluyor. Ancak uzmanlar, pazarlanan farklı tuz çeşitlerinin birbirine oranla ekstra bir sağlık avantajı sağladığına dair herhangi bir bilimsel veri bulunmadığının altını çiziyor. Temel hedefin türden bağımsız olarak toplam tüketim miktarını azaltmak olduğu belirtiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlık Bakanlığı, Dünya Tuza Dikkat Haftası boyunca gerçekleştireceği çeşitli etkinliklerle, toplumun her kesiminde aşırı tuz tüketiminin zararlarına dair farkındalık oluşturmayı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmeyi hedefliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazze! Salgın Hastalıklar ve İlaç Kıtlığı Pençesinde Bir Halk</title>
		<link>https://ankarayaziyor.com/gundem/ozelhaber/gazze-salgin-hastaliklar-ve-ilac-kitligi-pencesinde-bir-halk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[AnkaraYaziyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 12:08:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[birleşmiş milletler]]></category>
		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[gazze şeridi]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[salgın hastalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankarayaziyor.com/?p=2838</guid>

					<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Yakın Doğu&#8217;daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze Şeridi’nde derinleşen insani drama dair kritik bir uyarı yayımladı. İsrail’in bölgeye yönelik yardım girişlerini engellemesi, sadece açlık değil, aynı zamanda kontrol edilemeyen bir sağlık krizini de beraberinde getiriyor. Bölgede temel ilaçlara erişimin kesilmesi ve çevre sağlığının çökmesiyle birlikte, fare ve haşere kaynaklı cilt [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Birleşmiş Milletler Yakın Doğu&#8217;daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze Şeridi’nde derinleşen insani drama dair kritik bir uyarı yayımladı. İsrail’in bölgeye yönelik yardım girişlerini engellemesi, sadece açlık değil, aynı zamanda kontrol edilemeyen bir sağlık krizini de beraberinde getiriyor. Bölgede temel ilaçlara erişimin kesilmesi ve çevre sağlığının çökmesiyle birlikte, fare ve haşere kaynaklı cilt enfeksiyonları halk sağlığını ciddi şekilde tehdit eder boyuta ulaştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, Gazze’deki Filistinlilerin fare, sıçan, bit, pire ve akarların yayılması sonucu oluşan deri hastalıklarıyla mücadele ettiği belirtildi. Sağlık ekiplerinin tespit ettiği binlerce vakanın ancak %40’ına müdahale edilebildiği bildirilirken, normal şartlarda basit bir tedaviyle iyileşebilecek bu hastalıkların, ilaç kıtlığı nedeniyle kronikleştiği vurgulanıyor. Özellikle çocukların, ihtiyaç duydukları tıbbi bakımdan mahrum kalması krizin boyutunu daha da ağırlaştırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya Sağlık Örgütü’nün verileri de tabloyu destekler nitelikte. Yıl başından bu yana kemirgenler ve dış parazitler kaynaklı 17 binden fazla vaka kaydedildiğini açıklayan örgüt, aileler arasındaki enfeksiyon yayılım hızına dikkat çekti. Bölgedeki &#8220;çaresiz ve tehlikeli&#8221; koşulların iyileştirme çabalarını boşa çıkardığı, mevcut altyapısızlığın hastalıkların yayılması için elverişli bir zemin oluşturduğu ifade ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2006 yılından bu yana abluka altında olan ve Ekim 2023&#8217;ten itibaren ağır bombardımanlara maruz kalan Gazze Şeridi&#8217;nde fiziki yıkım da sağlık krizini tetikliyor. Verilere göre, bölgedeki evlerin %90&#8217;ı yerle bir edilmiş durumda. Bu yıkım sebebiyle 1,5 milyondan fazla Filistinli; kanalizasyon, temiz su ve elektrik gibi temel altyapı hizmetlerinden tamamen yoksun çadır kampları ve sığınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ateşkesin üzerinden aylar geçmesine rağmen Tel Aviv yönetiminin sürdürdüğü sıkı abluka, insani yardım kuruluşlarının hareket alanını kısıtlıyor. UNRWA ekipleri, sığınma merkezlerinde temizlik ve ilaçlama çalışmaları yürütse de altyapı çöktüğü için haşerelerin çoğalması engellenemiyor. BM, sağlık ve insani koşulların daha fazla bozulmaması için Gazze&#8217;ye geniş ölçekli yardım girişine acilen izin verilmesi çağrısını yineliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
