Karadeniz’in uluslararası sularında küresel gıda güvenliğini ve seyrüsefer özgürlüğünü hedef alan bir saldırı gerçekleşti. Ukrayna’nın Odessa limanından yüklediği mısır ile ayrılan bir tahıl gemisi, Rus seyir füzelerinin hedefi oldu. Mersin merkezli bir Türk şirketine ait olduğu belirlenen Gine Bissau bayraklı “Golden Leo” isimli gemiye düzenlenen saldırıda, uluslararası mürettebattan 10 kişi yaşamını yitirdi.
Ukrayna makamlarından yapılan resmi açıklamalara göre, gemide 17 Hindistan ve Suriye vatandaşı ile 1 Ukrayna vatandaşı olmak üzere toplam 18 mürettebat bulunuyordu. Saldırının ardından sert tepki gösteren Ukrayna Başbakanı Sergiy Koretsky, Rusya’nın sivil ticaret gemilerini hedef alarak açıkça savaş suçu işlediğini ve Karadeniz’deki güvenliği baltaladığını vurguladı. Koretsky, yaşanan olayın seyrüsefer özgürlüğü ile Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ilkelerine doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığını ifade etti.
Saldırıya ilişkin bir diğer açıklama ise Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrey Sibiha’dan geldi. Küresel gıda güvenliğine hizmet eden uluslararası bir mürettebatın hedef alındığını belirten Sibiha, Rusya yönetiminin kimi öldürdüğünü umursamadan sivil rotaları vurduğuna dikkat çekti.
Açık kaynaklı denizcilik verileri, vurulan “Golden Leo” gemisinin Mersinli bir Türk firmasına ait olduğunu gösteriyor. Sektörde vergisel ve operasyonel kolaylıklar nedeniyle sıkça başvurulan farklı ülke bayrağı taşıma uygulaması doğrultusunda geminin Gine Bissau bayrağı altında seyrettiği anlaşıldı. Tahıl koridoru anlaşmasının yürürlükten kalkmasının ardından Karadeniz’deki savaş ortamının genişlemesi, sivil ticaret gemileri üzerindeki riskleri artırırken, Türkiye öteden beri sivil gemilerin seyrüsefer güvenliğinin korunması gerektiğini savunuyor.
Olayın diplomatik boyutunda ise sessizlik hakim. Dışişleri Bakanlığına konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılıp yapılmayacağı veya Rusya’ya uyarıda bulunulup bulunulmayacağı yöneltilen sorular yanıt bulmazken; saldırıyı gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve gerekçesi hususunda Rus makamlarına yöneltilen sorular da karşılıksız kaldı.
Gelişmeleri milli güvenlik perspektifinden değerlendiren CHP MYK Üyesi, emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise Türk deniz yetki alanları dışında gerçekleşse dahi bu tür olayların doğrudan Türkiye’nin güvenliğini ilgilendirdiğini belirtti. Gerekli diplomatik reaksiyonun en üst düzeyde ve gecikmeksizin gösterilmesi gerektiğine işaret eden Bağcıoğlu, kamuoyunun şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesinin önemini vurguladı. Geç geçmişte benzer saldırılara karşı sergilenen tutumun yetersiz kaldığını savunan Bağcıoğlu, Türk Bahriyesi’nin sahip olduğu eğitimli personel, harekat tecrübesi ve gelişmiş kabiliyetleriyle, uygun siyasi irade ve planlama dahilinde gerekli güvenlik tedbirlerini almaya muktedir olduğunu sözlerine ekledi.