DOLAR
46,5154
EURO
52,9470
ALTIN
5.947,95
BIST
14.554,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
29°C
Ankara
29°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
29°C
Cuma Parçalı Bulutlu
29°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Açık
27°C

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Türkiye’nin Onayı Olmadan Hiçbir Plan Hayata Geçemez

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Türkiye’nin Onayı Olmadan Hiçbir Plan Hayata Geçemez
REKLAM ALANI
25.06.2026
0
A+
A-

Rum basınında yer alan ve Birleşmiş Milletler’in (BM) yeni bir çözüm planı hazırlığında olduğunu öne süren iddialara, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan çok net bir karşılık geldi. Erhürman, garantör ülke Türkiye’nin onay vermeyeceği hiçbir fikrin hayata geçemeyeceğini vurgulayarak tartışmalara son noktayı koydu.

Rum basını tarafından ortaya atılan iddialara göre BM, Kıbrıs sorununda Avrupa Birliği içerisinde yer alan ve geçmişte müzakere edilen federasyon modellerine kıyasla daha gevşek bir yapıyı öngören yeni bir çözüm planı üzerinde çalışıyor. Bu iddiaları sert bir dille eleştiren KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, garantör ülke Türkiye’nin “evet” demeyeceği herhangi bir fikrin yürürlüğe girmesinin mümkün olmadığını ve bundan kimsenin kuşku duymaması gerektiğini belirtti. Çözüm isteyen taraf olarak Kıbrıs Türk halkının eşitliğinden, güvenliğinden ve adadaki haklarından taviz vermeyeceklerini söyleyen Erhürman, kendilerini sonu gelmeyen müzakerelere hapsedecek ya da en başa döndürecek bir yola girmeyeceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erhürman, yürütülen bu spekülasyonların arkasındaki niyetlere de dikkat çekti. Kıbrıs Türk tarafının üç yıldır aralıksız şekilde anlattığı metodoloji ve ilkelerden saptırılmak istendiğini, ancak bu yönlerdeki tüm heveslerin nafile olduğunu dile getirdi. Ortada gizli saklı bir durumun bulunmadığını belirten Erhürman, asıl amacın Kıbrıs Türk tarafını asılsız iddialarla tahrik etmek ve süreci havaya uçurmalarını sağlayarak dünyaya “çözüm istemeyen taraf Kıbrıslı Türklerdir” mesajını vermek olabileceğini kaydetti. Bu tür oyunlara gelmeyeceklerini vurgulayan Erhürman, sürecin nerede ve nasıl başladıysa aynı şekilde devam edeceğini belirterek halkın müsterih olmasını istedi.

SÖZÜ EDİLEN ÇÖZÜM PLANINDA NELER VAR?

Rum basınında geniş yer bulan iddiaların odağında ise BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Mara Angela Holgun Cuellar’ın temasları yer alıyor. Sızdırılan haberlere göre gündemdeki model, geçmiş yıllarda görüşülen “ağır federasyon” anlayışından oldukça farklı bir yapıyı içeriyor. Bu modelin, Rum tarafının iki toplumlu iki kesimli federasyon tezi ile Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü taleplerini aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan bir “gevşek federasyon” yaklaşımı olduğu ileri sürülüyor. Haberde, yeni yapının Kıbrıslı Rumlar tarafından federasyon, Kıbrıslı Türkler tarafından ise konfederasyon olarak nitelendirilebilecek bir formda olduğu iddia ediliyor. Ayrıca görüşmelerin merkezinde “toprak karşılığı tanınma ve siyasi eşitlik” unsurunun bulunduğu, Crans Montana sürecindeki haritalara benzer şekilde Maraş, Güzelyurt ve Mesarya bölgelerinin de çeşitli senaryolarda yer aldığı öne sürülüyor. Bunun karşılığında Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğinin devlet mekanizması içerisinde işlevsel şekilde tanınmasının hedeflendiği belirtiliyor.

Söz konusu modelin teknik detayları ise iki kurucu devletçik arasında gevşek bağlarla şekillenen bir devlet yapısına işaret ediyor. Geçmişte tartışılan ve yaklaşık 120 ortak yetkiyi barındıran federal yapıların aksine, bu modelde ortak yetkilerin ciddi ölçüde azaltılması ve günlük yönetimin büyük bölümünün kurucu devletçiklere bırakılması planlanıyor. Merkezi yapının yetkileri ise yalnızca yeni devletin uluslararası alanda ve Avrupa Birliği içerisinde işlevsel şekilde temsil edilmesini sağlayacak sınırda tutuluyor. Sistem içerisinde iki kurucu devletçik ve iki ayrı meclis kurulması, federal konular için ise daha çok gözetim görevi üstlenecek bir yapının oluşturulması değerlendiriliyor.

Seçilmiş bir federal meclis yerine, Avrupa Konseyi modelini andıran ve her iki taraftan milletvekillerinden oluşacak bir yapının öngörüldüğü iddialar arasında yer alıyor. Bu yapının yalnızca ortak konularda devreye girmesiyle Rum tarafının veto kaynaklı işlevsizlik endişelerinin, Türk tarafının ise nüfus çoğunluğundan doğabilecek kaygılarının giderilmesi amaçlanıyor. Başkanlığın Rum tarafının lehine olacak şekilde 2’ye 1 veya 3’e 1 oranında dönüşümlü yürütülmesi formülü üzerinde durulurken, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğin temel unsurlarından biri olarak Bakanlar Kurulu kararlarında en az bir Kıbrıslı Türk üyenin olumlu oyunun bulunmasını şart gördüğü ifade ediliyor.

REKLAM ALANI