DOLAR
49,9473
EURO
55,8954
ALTIN
6.393,01
BIST
11.165,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
16°C
Ankara
16°C
Az Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Hafif Yağmurlu
16°C
Pazartesi Çok Bulutlu
18°C
Salı Hafif Yağmurlu
19°C

Çalanın Yanına Kalırsa Türkiye’ye Kimse Yatırım Yapmaz

Çalanın Yanına Kalırsa Türkiye’ye Kimse Yatırım Yapmaz
REKLAM ALANI
30.10.2026
0
A+
A-

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. İzmir depreminin altıncı yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşları anarak sözlerine başlayan Babacan; sermaye piyasalarındaki fon skandalı, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesi, basın özgürlüğü, kentsel dönüşüm ve yerel yönetimlerdeki parti geçişlerine ilişkin değerlendirmeler yaptı.

‘Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Piyasa Dolandırıcılığı’

Sermaye piyasalarında yaşanan sorunları “el yapımı bir deprem” olarak nitelendiren Babacan, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesine atıfta bulunan Babacan, Borsa İstanbul’un bilgi işlem kapasitesi ile Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) hukuki altyapısının 16 bin liralık bir usulsüzlüğü dahi anında tespit edebilecek güçte olduğunu vurguladı. Babacan, buna rağmen 16 milyar dolar (yaklaşık 800 milyar TL) boyutundaki bir dolandırıcılığın uzun süre devam edebilmesini kadrolardaki ahlaki erozyona, siyasi iktidar içinden ve bürokrasiden verilen desteğe bağladı.

‘Değer Kaybı 150 Milyar Doları Aştı, 7 Milyon Hane Etkilendi’

Finansal piyasalardaki usulsüzlüğün 131 fonla ilişkili kısmının 16 milyar dolar seviyesinde olduğunu ancak yarattığı güvensizliğin eylül ayından bu yana piyasalarda 150 milyar doları aşan bir değer kaybına yol açtığını kaydeden Babacan, bireysel yatırımcı sayısının 7 milyondan 6,5 milyona doğru gerilediğini ifade etti. Türkiye’deki 27 milyon hanenin 7 milyonunun bu süreçten doğrudan etkilendiğini belirten DEVA Partisi Lideri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir araştırma komisyonu kurulması ve sorumluların listesinin kamuoyuna açıklanması çağrısını yineledi.

Babacan, iktidara seslenerek, “Eğer bu olayda çalanın, dolandıranın yanına kalırsa bundan sonra Türkiye’nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez. Ne kendi insanımız ne de uluslararası yatırımcılar yatırım yapar. Bu olay açıklığa kavuşturulmadığı ve suçlulara en ağır cezalar verilmediği sürece piyasalardaki erime devam eder” ifadelerini kullandı.

Şeffaf bir süreç yürütülmesi halinde piyasalardaki güvenin birkaç ay içinde yeniden tesis edilebileceğini belirten Babacan, yurt dışına çıkarılan paraların 220 farklı finansal bölgeden tahsil edilmesinin ise tıpkı geçmişteki İmar Bankası ve TMSF süreçlerinde olduğu gibi uzman hukukçular aracılığıyla birkaç yıl sürebileceğini söyledi. Babacan ayrıca, halka açık orta ve küçük ölçekli şirketler için derhal yeniden değerleme çalışması başlatılması gerektiğini vurguladı.

2027 Bütçesi Eleştirisi: ‘En Büyük Bakanlık Faiz Bakanlığı Olmuş’

Konuşmasında 2027 yılı bütçesini de değerlendiren Ali Babacan, bütçedeki en büyük harcama kaleminin faiz ödemelerine ayrıldığına dikkat çekti. Bu yıl 2 trilyon 800 milyar TL’nin üzerine çıkan faiz ödeneğinin, 2027 bütçesinde “4 trilyon TL dememek için” 3 trilyon 975 milyar TL olarak belirlendiğini ifade eden Babacan, bu tutarın gelecek yılın ortalama kuruyla 70 milyar dolara karşılık geldiğini söyledi. Babacan, yüksek faiz ödemelerinin temel nedeninin kötü yönetim ve güven eksikliği olduğunu dile getirdi.

‘Özgür Basın Hayat Kurtarır’

Fon soruşturması kapsamında haber yapan gazetecilerin gözaltına alınmasını, tutuklanmasını ve ev hapsine çarptırılmasını eleştiren Babacan, devletin suçluları caydırmak yerine gazetecileri caydırmaya çalıştığını belirtti. İfade ve basın özgürlüğünün toplumsal denetim için hayati önem taşıdığını vurgulayan Babacan, özgür basın ve sivil toplum kuruluşlarının baskı altında olmaması durumunda hem deprem bölgelerindeki kaçak yapılaşmaların hem de finansal piyasalardaki dolandırıcılıkların henüz küçük aşamadayken ifşa edilip önlenebileceğini kaydetti.

Kentsel Dönüşüm ve Belediye Başkanlarının Parti Değiştirmesi

Deprem hazırlıkları ve kentsel dönüşüm uygulamalarında hem merkezi hükümetin hem de belediyelerin “rant gözlüğünü” çıkararak insan hayatını merkeze alması gerektiğini ifade eden Babacan, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin parti ayrımı gözetmeksizin uyum içinde çalışmasının şart olduğunu belirtti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Babacan, sandıkta ortaya çıkan millet iradesinin “havuçla veya sopayla” iktidara yönlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Üsküdar örneğine de değinerek son iki yıldaki parti geçişlerinin imar rantının yüksek olduğu il ve ilçelerde yoğunlaştığını savunan Babacan, belediyeler ve imar rantlarıyla ilgili sağlam bir yasal çerçeve oluşturulmadığı sürece yerel yönetimlerdeki sorunların çözülemeyeceğini sözlerine ekledi.

REKLAM ALANI