ABD ve İran arasında yürütülen barış görüşmelerinde sağlanan ilerleme, küresel enerji piyasalarında doğrudan yankı buldu. Bu diplomatik yumuşamanın etkisiyle petrol fiyatları hızla düşüşe geçerek savaş öncesi döneme ait seviyelerine geri döndü. Olası bir barış anlaşmasına yönelik atılan olumlu adımlar, küresel enerji ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını hızlandırdı. Bu gelişmenin ardından Brent petrol, savaş dönemindeki tırmanışta elde ettiği tüm fiyat kazançlarını piyasaya geri verdi.
Yaşanan bu diplomatik iyimserlik rakamlara da net bir şekilde yansıdı. Kıtalararası Borsada (ICE) işlem gören vadeli Brent petrolün varil fiyatı, ABD-İsrail-İran çatışması patlak vermeden önceki kapanış seviyesi olan 72,48 doların da altına inerek 72,24 dolara kadar geriledi. Aynı süreçte Batı Teksas türü ham petrol ise yaklaşık 69 dolarlık bir seviyeden işlem görmeye başladı. Güncel verilere bakıldığında düşüş eğiliminin korunduğu görülüyor. Brent petrol düne kıyasla yüzde 1,63 oranında bir değer kaybıyla 72,54 dolarda tutunurken, Batı Teksas petrolü de yüzde 1,4’lük düşüşle 69,35 dolardan alıcı buluyor.
Fiyatlardaki bu geri çekilmeyi destekleyen bir diğer unsur ise piyasadaki arz bolluğu oldu. Özellikle Orta Doğu ve Afrika bölgelerinden gelen yoğun satış teklifleri, petrol piyasasının büyük bir bölümünde arzın oldukça hızlı bir şekilde artmasına zemin hazırladı. Piyasada artan bu petrol bulunabilirliği, Angola’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada fiziki varil fiyatlarını aşağı yönlü baskılamaya yetti.
Kalıcı bir diplomatik anlaşmanın sağlanabileceğine dair piyasalarda yeşeren ilk iyimserlik, lojistik hareketliliğe de doğrudan yansıdı. Bölgedeki güvenlik endişelerinin azalmasıyla birlikte, uydu sinyalleri açık konumda seyreden petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş oranlarında belirgin bir artış kaydedildi.