DOLAR
47,1975
EURO
53,9034
ALTIN
6.143,28
BIST
14.070,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
34°C
Ankara
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Açık
33°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
29°C

Altında 4 Bin Dolar Sınırında Zorlu Mücadele

Altında 4 Bin Dolar Sınırında Zorlu Mücadele
REKLAM ALANI
20.07.2026
9
A+
A-

Altın, yeni haftaya psikolojik açıdan büyük önem taşıyan 4 bin dolar seviyesinin üzerinde tutunma mücadelesiyle başladı. Asya seansında satış baskısıyla 3 bin 982,20 dolara kadar gerileyen ons altın, sonrasında gelen sınırlı alımların etkisiyle yeniden 4 bin dolar sınırının üzerine tırmandı. Türkiye saatiyle 05.19 itibarıyla ons fiyatı yüzde 0,33 düşüşle 4 bin 4,96 dolardan işlem görürken, gün içerisindeki dalgalanma aralığı 3 bin 982 ile 4 bin 21 dolar arasında şekillendi.

Ons tarafında yaşanan bu gerileme, iç piyasadaki altın fiyatlarına da doğrudan yansıdı. Güne kayıpla başlayan gram altın, 6 bin 79,12 liradan alıcı bulurken 6 bin 80,07 liradan satıldı. Günlük bazda yüzde 0,21 oranında değer kaybeden gram altın, gün içinde en düşük 6 bin 40,86 lira, en yüksek ise 6 bin 90,16 lira seviyelerini test etti. Serbest piyasada çeyrek altın 9 bin 991 liradan, yarım altın 19 bin 995 liradan, tam altın 39 bin 800 liradan ve Cumhuriyet altını ise 41 bin 110 lira seviyesinden alıcılarına ulaştı.

Haftanın ilk gününde altın fiyatları üzerindeki en belirgin baskı petrol piyasasından kaynaklandı. ABD ile İran arasında tırmanan gerilimin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3’e yakın artış göstererek 90,30 doların üzerine yükseldi. Tırmanan enerji maliyetleri bir yandan jeopolitik risk algısıyla güvenli liman arayışını desteklese de, diğer yandan enflasyonist baskıları ve faiz artışı beklentilerini yeniden tetikledi. Piyasalar, haftanın başlangıcında petrolün enflasyon ve faiz kanalı üzerindeki olumsuz etkilerini daha ağırlıklı biçimde fiyatlandırdı.

Söz konusu petrol artışının ardından vadeli piyasalarda Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayı toplantısında faiz artırma ihtimali yeniden yüzde 60 seviyelerine yaklaştı. Piyasalar yıl sonuna kadar toplamda 29 baz puanlık ek bir faiz artışını tablonun içine dahil etmeye başladı. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack da enflasyonun kalıcı olarak kontrol altına alınabilmesi adına ilave faiz artışlarının gerekebileceğini savunan yetkililer arasında yer aldı. Haziran ayı enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasıyla oluşan iyimser hava, petrol fiyatlarındaki bu son sıçramayla birlikte zayıfladı.

Faiz artırımı beklentilerindeki bu değişim, tahvil piyasalarında belirgin bir hareketliliği beraberinde getirdi. ABD’nin 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 kritik eşiğini aşarak yüzde 5,07 seviyesine çıkarken, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,57’ye ulaştı. Tahvil verimlerindeki tırmanış, herhangi bir faiz getirisi sunmayan altını elde tutmanın maliyetini yükseltirken yatırımcılar için alternatif bir cazibe alanı oluşturuyor. Piyasa uzmanları, altının 4 bin doların üzerinde kalıcı bir yükseliş trendi yakalayabilmesi için ABD tahvil faizlerinin gerilemesi ya da Fed’in faiz artırımı patikasının zayıflaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Spot altın, geçtiğimiz hafta iki haftalık aranın en düşük seviyesini kaydettikten sonra sınırlı biçimde toparlansa da haftayı yüzde 2,5 oranında net kayıpla geride bıraktı. ABD vadeli altın kontratları da haftalık bazda yüzde 2,2 gerilerken, ağustos vadeli kontratlar haftanın ilk seanslarında yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 5,90 dolar civarında seyretti. Analistler, son haftalarda yaşanan her yükseliş denemesinin hızlı satışlarla karşılaştığına vurgu yaparak, kısa vadeli yatırımcıların bu artışları kâr realizasyonu fırsatı olarak değerlendirdiğini belirtiyor. Bu tablo ışığında, 3 bin 980 ile 4 bin dolar bandı kısa vadeli görünümde en kritik destek bölgesi olarak öne çıkıyor.

Vadeli taraftaki alımlara karşın Asya kıtasındaki fiziki altın talebinde zayıf bir seyir izleniyor. Hindistan’da kuyumculuk sektöründeki talebin yavaşlaması ve tüketicilerin daha düşük fiyat seviyelerini beklemesi, piyasadaki iskontoları son bir ayın en yüksek düzeyine çıkardı. Çin pazarında ise primler genel olarak yatay kalırken, perakende talebin cılız seyretmesi dünyanın en büyük iki altın tüketicisinden gelen desteğin henüz devreye girmediğini gösteriyor.

Altındaki geri çekilmeye karşın gümüş piyasası haftaya pozitif bir ayrışmayla başlangıç yaptı. Gümüşün ons fiyatı yüzde 0,9 oranında değer kazanarak 56,42 dolara tırmanırken, platin yüzde 0,1 yükselişle 1.592,97 dolara, paladyum ise yüzde 0,3 artışla 1.251,74 dolara ulaştı. Geçtiğimiz hafta yüzde 6’dan fazla değer kaybeden gümüşte tepki alımları ön plana çıkarken, yüksek enerji maliyetleri ile küresel büyüme odaklı endişeler sanayi üretimine duyarlı bu metal üzerinde risk oluşturmayı sürdürüyor.

Değerli metal piyasalarının odağında bu hafta açıklanacak kritik veriler ve merkez bankalarının kararları yer alıyor. Yatırımcılar, 23 Temmuz Perşembe günü açıklanacak olan ABD haftalık işsizlik maaşı başvurularını ve aynı gün sonuçlanacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararlarını yakından takip edecek. Piyasa konsensüsü ECB’nin politika faizini yüzde 2,25 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde şekilleniyor. 24 Temmuz Cuma günü yayımlanacak ABD ve Avrupa öncü PMI verileri küresel büyüme ile enflasyon gidişatına dair önemli ipuçları sunacakken, tüm gözler ardından 28-29 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek kritik Fed toplantısına çevrilecek.

REKLAM ALANI