İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatı ile Gülistan Doku olayındaki rolü nedeniyle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatıldı. İddialara ilişkin müfettiş görevlendirildi. Sonel açığa alındı
Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada bu hafta önemli gelişmeler yaşandı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de arasında bulunduğu 13 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatı ile olaydaki rolü nedeniyle Tuncay Sonel hakkında da soruşturma başlatıldı.
3 yıldır mülkiye başmüfettişi olarak görev yapan Tuncay Sonel, öğle saatlerinde açığa alındı.
Gelişmelerin ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yazı yazdı.
Öte yandan Tuncay Sonel hakkında, mevcut iddialara yönelik olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla soruşturma başlatıldı. Konuya ilişkin bir müfettiş görevlendirildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yolladığı yazı şu şekilde:
“Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2020/52 soruşturma sayılı dosyası üzerinden 05/01/2020 suç tarihli ‘Kasten İnsan Öldürme,’ ‘Cinsel Saldırı’, ‘Suç Delillerinin Gizlenmesi-Yok Edilmesi’, ‘Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Olarak Girmek Suretiyle Verileri Yok Etme, Bozma’, ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’, ‘Suçu Bildirmeme’, ‘Suçluyu Kayırma’ suçlarından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu 13 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı,
Ekte sunulan bilgi ve belgelerden mevcut delil durumu itibari ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in TCK nun 281/1-2 maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı, ancak Tuncay Sonel’e ilişkin isnad ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu 5271 sayılı CMK nun 161/6. Maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu şeklinde düzenleme bulunması sebebi ile Cumhuriyet Başsavcılığınızca Tuncay Sonel hakkında mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmak üzere; Gereğinin takdir ve ifası rica olunur.”
Bu hafta neler yaşandı?
Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi’nde Çocuk Gelişimi Bölümü’nde üniversite öğrencisiydi. Doku’dan 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamıyordu. Doku’nun dosyası, 13 Nisan günü dosyaya ilişkin gerçekleştirilen 13 gözaltıyla yeniden gündeme geldi.
Gözaltıların ardından Gülistan Doku’nun avukatı Ali Çimen ve ablası Aygül Doku’dan açıklamalar ardı ardına geldi. İki isim de dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’i işaret etti.
Soruşturmanın son aşamasında şüphelilerden Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer, eski polis olan üvey babası Engin Yücer Alanya’da, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel İstanbul’da, arkadaşları Uğurcan Açıkgöz ile geçmişte Tunceli İl Özel İdaresi’nde çalışan Erdoğan Elaldı Antalya’da, eski polis Gökhan Ertok Ankara’da, eski koruma polisi Şükrü Eroğlu İzmir’de, Munzur Üniversitesi’nin kameralardan sorumlu görevlilerinden Savaş Gültürk Elazığ’da, Süleyman Önal Tunceli’de, diğer şüpheliler Celal Altaş ve Nurşen Arıkan da yine Tunceli’de gözaltına alındı.
Gözaltına alınan şüphelilerden eski polis memuru Gökhan Ertok ve olay zamanı Tunceli İl Özel İdaresi’nde görevli olan Erdoğan Elaldı tutuklandı. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında 2 kişi serbest bırakılırken; 7 kişi daha adliyeye sevk edildi.
Soruşturmada neler ortaya çıktı?
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmanın ilk aşamasından itibaren “üst düzey bir kamu görevlisinin etkisiyle olayın örtbas edildiğini” öne sürdü.
Aile ve avukatları, özellikle dönemin valisi ve çevresine ilişkin iddiaların soruşturmanın merkezinde olduğunu dile getirirken, gözaltıların “ilk dalga” olduğu ve sürecin genişleyebileceği ifade edildi.
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte dikkat çekici teknik bulgular da ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde, Gülistan Doku kaybolduktan günler sonra sosyal medya hesaplarına giriş yapıldığı ve bazı verilerin silindiği tespit edildi.
Kriminal incelemelere göre, dosyada şüpheli olarak yer alan eski polis memuru Gökhan Ertok’un, Gülistan Doku’nun kaybolmasından günler sonra telefonunu kullanarak sosyal medya hesaplarına erişim sağladığı tespit edildi. Yapılan teknik analizlerde, Ertok’un hesaplara girerek bazı verileri sildiği ve yaklaşık üç saatlik veri transferi gerçekleştirdiği belirlendi.
Ayrıca Ertok’un HTS kayıtlarında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve yine şüpheliler arasında yer alan eski koruma polisi Şükrü Eroğlu ile iletişim trafiği bulunduğu ve aralarında para transferleri yapıldığı da dosyaya girdi.
Soruşturmada yer alan bir diğer önemli bulgu ise Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeynal Abarakov ile arasındaki mesajlaşmalar oldu. Kriminal raporlara göre Abarakov’un mesajlarında sık sık “Onlar” ifadesini kullandığı; “Seni onların elinden kurtarırım”, “Rus Konsolosluğu’na git seni korurlar”, “Devlete bildirmezler, korkma” gibi ifadeler yer aldığı tespit edildi.
Abarakov’un “Başına ne geldiyse evlenir gideriz, sana ne yaptılarsa kabul ederim” şeklindeki mesajı ise, yaşananlara dair bilgi sahibi olabileceği şüphesini güçlendiren unsurlar arasında değerlendirildi.
Öte yandan Gülistan Doku’ya ait SIM kartın valilik tarafından teslim alındığı ancak soruşturma dosyasına dahil edilmediği, bu süreçte hat üzerinden hesaplara yeniden erişim sağlandığı ve WhatsApp ile Instagram verilerinin silindiği tespit edildi.
Gülistan Doku olayı nedir?
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu. Ailesi bir gün sonra kayıp başvurusunda bulundu.
İlk aşamada, Doku’nun Sarı Saltuk Viyadüğü’nden baraj gölüne düşmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruldu ve aylarca süren arama çalışmaları yapıldı. Ancak bu çalışmalar sonuç vermedi.
Daha sonra hazırlanan kriminal raporlar, “suya düşme” iddiasını destekleyecek herhangi bir bulgu olmadığını ortaya koydu.
Uzun süre ilerleme kaydedilemeyen dosya, 2024 yılında Tunceli’ye atanan yeni başsavcının talimatıyla yeniden ele alındı. Bu kapsamda: 700 saatlik yeni kamera görüntüsü incelendi, dijital veriler yeniden analiz edildi, özel bir soruşturma ekibi kuruldu.
Elde edilen yeni bulgularla birlikte dosya ‘kayıp’ ve ‘intihar’ ihtimallerinden uzaklaşarak ‘kasten öldürme’ şüphesiyle yeniden değerlendirilmeye başlandı.
Kaynak: Gazete Oksijen